escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan
yıldırım escort
izmir escort izmir escort izmir escort
ümraniye escort
ataşehir escort
kadıköy escort
kartal escort
ümraniye escort
kadıköy escort
ataşehir escort

Usta İsim Çukur Kadrosunda

Çukur Dizisinin İlk Bölümünde Şok Ayrılık

Fox Tv’den Yeni Moda Programı: Stil Avcıları

Hangi Oyuncu Bizim Hikaye Kadrosuna Dahil Oldu

Çok yakında Dizi’siz’ kalacağız.

Dizi Magazin, Editörden 28 Ocak 2013
189 views

dizilerBaşlığı laf olsun diye atmadım.. Bir anlamı ve önemi var… Özel TV kanallarının kurulmaya başlandığı 90’lı yılların henüz başlarından milenyum’un ilk 13 yılını geride bıraktığımız toplam 23 yıl içinde sayısız proje ile hayatımıza giren aktörler, aktrisler birer ikişer yaşlanıp, yerlerini yeni yetme oyunculara bırakırken, artık o yeni yetme denilen oyuncular da yerlerini onlardan daha yeni yetme oyunculara bırakmaya başlamış olsada, onlar ve onlardan önceki kuşaklara TV’nin kapılarını açan Başaktörler yani TV kanal Yöneticileri ve Yapım Şirketi patronları hep aynı…

Çok mu karmaşık oldu? Toparlayalım o zaman… Yani demem o ki, iyi oyuncular, yıldız oyuncular daha yıldız oyuncular en yıldız oyuncular yerlerini değiş tokuş ederlerken, değişmeyen tek şey bu oyuncuları yıldız yapan ya da yıldızlarını parlatıp en yıldız daha da yıldız oyuncular olmalarını sağlayan yapım şirketleri ve o yapım şirketleri ile çalışan kanal yöneticileri hep aynı makamlarında ve görevlerinde olmaya devam ettiler…

Kimse yeni bir yapım şirketinin bu kurt yapımcıların arasına girmesine müsade etmedi… Televizyon idarecilerinin katı tutumu kurt Yapımcıların sektöre hakim olmasını ve dilenilen koşullarda yayıncılık yapılmasını sağlarken, yayıncılık anlayışına getirilemeyen yenilikler yüzünden artık korkunç bir saçmalıklar rüzgarı esip duruyor televizyon kanallarında… Uyarlamalar, adaptasyon projeler, çalıntı formatlar, hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan program ve filmler aldı başını gidiyor.

Önce seyircinin beyni sulandı… Sonra televizyon idarecilerinin… En sonunda beklenen oldu ve yapımcılarında beyni sulanmaya başladı… Seyirci ‘ne yapıyor bunlar ya?’ derken, televizyon idarecilerinin bir kısmı ‘Ne yapıyoruz biz ya?’ demeye başladı… Kısa bir süredir kurt yapımcıların(!) bir çoğundan benzer cümleler duymaya başladık ‘Nasıl yapıyoruz biz bunları ya?’ Televizyonculuk arz-talep mevzusu en nihayetinde. Ona eyvallah! Ama arz edenle talep eden arasında ‘hangi amaca’ hizmet edildiği konusunda bir belirsizlik yaşanırsa, (ki olan bu) işte o zaman saatte bin kilometre hızla giden tren raydan çıkar ve herşey yerli bir olur!

Olan bu yani.. Tren raydan çıkmadı, raydan uçtu… Ve herkes sadece bu duruma seyirci kalabildi.. Son yazımda televizyon izlemeyin artık bari diye öneride bulundum… Sağolsun bazı okurlar ilginç mailler yazmışlar hepsini tek tek okudum. Hepsine tek tek cevap yazdım. Kimisi yazdığımı anlamış ek öneriler sunmuş, teşekkür etmiş vesaire, kimi ne demek istediğimi anlamamış daha detaylı bilgiler istemiş falan… Yapımcılar isyan noktasında, kanal idarecileri de… E en başta çıldıran seyirci isyan noktasından falan çok daha ileri seviyede… Ama enterasan olan isyanların amacı ve sonucu farklı… Öyle ki, seyirci önüne konan saçma işlerden ilallah etmiş, kanal yöneticileri iç yapımların gazına basıp yüklenmiş, yapımcılar ise iç yapımların balon projelerle yüklendiği gaza sitemkar..

Herkesin derdi başka yani… Burada bir tek haklı varsa; o da hiç şüphe yok ki seyirci. Çünkü ister iç yapım olsun, ister dış yapım olsun sonuç yine aynı; hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan içeriksiz diziler… Sektördeki buhran giderek büyüyor en nihayetinde.. Kimi kanallar çareyi uydurmasyon formatlarla ortaya çıkarılan yarışmalara yüklenmekte buluyor, kimileri haber tartışma programlarına yüklenmekte, kimileri ise vizyonda sağlam gişe yapmış yerli yabancı filmler yayınlamakta… Ama bunlar bile seyircinin dönen nevrini yerine getirmeye yetmiyor. Öyle ki; spor müsabakaları ve kanalları bile raitinglerde artık üst sıraları zorluyor…

Yarışma ve eğlence programları dizilerin önüne geçen reytingler almaya başlayınca, yapımcıları aldı bir panik… Neden? Çünkü bu işlere yapılan yatırımlar bazı kanallarda 4 güne, bazı kanallarda 6 güne üstelikte en önem verilen iki yayın kuşağına yapılıyor… Hal böyle olunca hazırlık yapılan dizi projeleri elde kalmaya başlıyor…Raiting’i 0,50’lerde seyreden bir çok kanalın şu sıralar 3 ve üzeri raiting almaya başlaması ise majör kanal yöneticilerinin her gün tansiyon ölçtürmelerine kadar vardırdı noktayı…

Buraya kadar yazdıklarım eleştirel bir bakışla birlikte bir izlenim… Şimdi bir önerim var; ilgilenirler mi bilmem… En azından akıllı ne yaptığını bilen bir kanal yöneticisi şu an hali hazırda devam eden ve raitinglerinden memnun olmadığı için zırt vırt gününü değiştirdiği diziyi yapımcısı ile anlaşarak günlük 45 dakikaya çeksin ve haftanın 5 günü yayınlamaya başlasın. PT 1 kuşağında 2, PT 2 kuşağında da 2 olmak üzere günde 45 dakikadan toplam 4 dizi yayınlatsın. Eğer açık ara gün birincisi olmazsa uğrayacağı maddi kaybı karşılarım. Sakız gibi sündürülen 100-120 dakikalık fenalık geçirten dizileri yayınlayıp sonra da efendim raitingler istediğimiz gibi olmadı hadi gününü değiştirelim demektense makul bir zaman dilimi (45 ya da 60) dakikalarda dizi yapıp günlük yapsın bak o zaman seyirci günü sallıyor mu?

Adam kalite peşinde arkadaş… 100 dakika fenalık geçire geçire izleyeceğine 45 dakika izleyip tadını almak istiyor. Bu önerimi dikkate alacak bir tane kanal idarecisi çıkar mı bilmem.. Ama şu an içine doğru sürüklenilen girdaptan kurtulmanın tek formülü dizi sürelerini kısaltmak ve tadımlık diziler yapmaktan başka bir şey değildir. Yapımcılarda artık aralarına yeni yapım şirketlerinin girmesinden korkmasın. Korkacak bir şey yok. İlk öneriyi hatta onlar götürüp 90-120 dakika yerine 45 dakikalık diziler yapalım, daha çok dizi yayınlansın daha çok seyirci takip etsin desinler korkmadan…

Yoksa çok değil bir sene sonra bu buhranın tüm etkileri tüm sektörü yerle bir edecek ve artık ne kanallar ne de yapımcılar dizi yapamayacak hale gelecekler…

Benden uyarması… İster dikkate alsınlar, ister almasınlar….

Ulaş ÇOBANCI

ulascobanci@gmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sayfa da103 sorgu var. 2,263 saniyede yüklendi.