escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan İzmit escort istanbul escort istanbul escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Teşhis Tedavi : Sevdaluk

Dizi Magazin, Editörden 02 Ocak 2014

sevdalukSevdaluk dizisinin fragmanını gören izleyiciler, SHOW TV’nin uzun zamandan beri ilk defa doğru bir işe imza attığını düşünmüş olmalı ki, daha ilk bölümden ekranın karşısına geçip “sevdaluk”u izlemeye başladı. Ama iki bölüm sabırla bekleyen izleyicinin ağzına gelen tat  keçi boynuzu misali olunca reytingler düşmeye başladı.

Dizide doğru olan yönler:

“Sevdaluk” adından iki şeyi anlıyoruz:

1 – Karadeniz yöresi hikayesi,

2 – Bir aşk hikayesi,

Bu ikisi de doğru.

Ayrıca, dizinin çekildiği yer olarak bölgenin en güzel yerlerinden biri olan Çamlıhemşin’in seçilmesi de doğru.

Ayrıca, hikayede HES yapımı dayatması, alt konu olarak işlenerek güzel bir çevreci yaklaşımda bulunuluyor.

Ancak bu güçlü yapıya rağmen, işleyişteki sıkıntılar dizinin reytingini gitgide düşürüyor.

Dizide aksayan yönler:

Sevdaluk (4)Ali İhsan Gedik (Erdal Özyağcılar) ile Adalet (Demet Akbağ), “sevdaluk”un merkezinde olmalarına rağmen aralarında yıllar öncesine dayanan aşk değil de husumet varmış gibi davranıyorlar. A.İhsan ile Adalet ne zaman yüz yüze gelseler, bir sille-tokat dövüşmedikleri kalıyor.

Birbirlerine daha önceleri yanlış yapmış olabilirler, biri birini terketmiş olabilir, bambaşka bir konudan dolayı birbirlerini sıkıntıya sokmuş olabilirler veya yaşlarının gereği aşklarını açık etmekten kaçınıyor da olabilirler; ama karşılaştıklarında, ne olursa olsun gözlerindeki ifadede aşkı görüyor olmamız lazım; veya birbirlerinden ayrıldıktan sonra yüzlerindeki pişmanlık ifadesini görmeliyiz ki, gelecek bölümlerde aralarının düzelmesini merakla bekleyelim. Oysa ki bunlarda hiç umut yokmuş gibi gözüküyor ; diziyi seyrederken Ali İhsan’a, “kadın istemiyor işte, bırak şunu, zaten sen de nefret ediyorsun ..görüşme artık” diyesimiz geliyor.

İkinci rahatsız edici konu da Orhan Özbalcı (İbrahim Kendirci) ‘nın durumu: müzisyen olacağım diye yurtdışına gitmiş grup kurmuş falan ama bir yandan da orada okuyup mühendis çıkmış; ama babası (Hakan Salınmış) hala onu serseri olarak görüp kabullenemiyor. Bu ne kin; neyin nefreti? Oğlunu sokakta bırakmayan Ali İhsan’a kızan baba,  tahsilini tamamlayıp köyüne, baba ocağına gelmiş oğluna ne olsun istiyor?

Sevdaluk (8)Bu iki noktada, senaristler hikaye kurgusu gereği, işi ileriki bölümlere taşıyacak yatırımları yapmaya çalışıyor olabilirler, ancak iş inada binmiş gibi görülünce seyirciyi sıkmaya başladığını da bilmeliler.

Dizideki aksayan teknik yön ise,  peşpeşe gelen sahnelerin farklı zamanlarda çekilmiş olmasından kaynaklanan “dışarıdaki hava”nın devamlılığının bozuluyor olması. Gerçi bunun için diyaloglara “..buranın havası sabah güneşli, öğlen karlı, akşam yağmurludur..” gibi açıklayıcı ilaveler yapılmış olsa da izleyiciye pek mantıklı gelmiyor.

Diğer rahatsız edici taraf da, çoğu oyuncu Amerikan aksanıyla karadeniz şivesinde konuşuyor gibiler. Sanki oraya yerleştikten sonra Türkçe’yi de o yörede öğrenmiş yabancılar gibiler.

Bir de, sanki sonradan akıllara gelmiş gibi “hadi böyle de bir sahne olsun” mantığıyla senaryoya ilave edilen sahne için, senaryo matematiğini uydurmak adına zorlama başka bir sahne yapılınca çok eğrelti duruyor.

Örneğin:  3. bölümde Orhan, “minibüsü kullanıyor olsun  da babası yoldan binince parayı oğluna vermek zorunda kalsın, o da babasından  para almasın ..falan “ gibi gereksiz bir sahne için: Minibüsü kullanan Tayyar Kocabaş’ın (Görkem Şarkan) , Orhan ile “karşıdaki ağaca kadar” yarış için inatlaşması; sonra da minibüsten inerken ayağını burkması. (Minibüs şoförü olan bir delikanlının, minibüsünden düz asfalta inerken ayağını burkması da ne kadar inandırıcıdır; bilemedim?)

Sevdaluk (1)Herşeyden önemlisi, dizinin “cast”ı baştan yanlış:

Erdal Özyağcılar da, Demet Akbağ da çok iyi oyuncular; ancak, oyuncunun iyi olması, her role uyacağı anlamına gelmiyor. İzleyicinin oyuncuyu, canlandırdığı karakterde olduğuna inanması gerekmektedir.

Örneğin: Tamer Karadağlı’yı, “çocuklar duymasın”da “taşfırın Haluk” olarak o kadar benimsedik ki, Tamer Karadağlı çocuklar duymasından sonra birçok rolde oynadı ama biz hep onu “taşfırın Haluk “ olarak gördüğümüz için başka bir karakterde görmeye alışamadık; dolayısiyle oynadığı diziler ve filmler de pek iş yapmadı. Sonunda o da aynı şeyi görmüş olmalı ki, tekrar başlayan “çocuklar duymasın”a  “taşfırın Haluk” tiplemesine kaldığı yerden devam etti.

Bu dizide de iki başrol karakterinin  “karadenizli” olduğuna inanmalıyız. Oysa ki, “Elveda Rumeli”deki “Sütçü Eamiz”i o kadar benimsedik ki, Erdal Özyağcılar’ın balkan  şivesi yerine Karadeniz şivesiyle konuşuyor olmasını garipsedik; daha doğrusu pek inandırıcı gelmedi.

DEMET AKBAĞ-ADALET SARICA

DEMET AKBAĞ- ADALET SARICA

Demet Akbağ’a bakarsak onun da, ikincisi daha yeni vizyona girmiş “hükümet kadın”daki doğulu kadın tiplemesi o kadar gözümüzün önünde ki, karadenizli Adalet eğrelti duruyor.

Üçüncü yanlış “cast” da İbrahim Kendirci.  “Kavak yelleri”ndeki “sevimli arkadaş” tiplemesine, orijinalindeki oyuncuya benzerliği nedeniyle uymuştu;  ancak “sevdaluk”ta  onun gibi “naif” değil de: yakışıklı, karizmatik, sosyal,  hatta biraz çapkın bir tip gerekmekteydi. “Orhan Özbalcı”, tek başına yurtdışına gitmiş; orada hem grup kurmuş müzik yapmış hem de okumuş mühendis olmuş biri. Yani, hem sanatçı hem girişken hem çalışkan hem de zeki biri.  Üstelik, bir dizide güzel genç kızlar varsa, onların aşık olacağı bir yakışıklı “esas oğlan” da olmalı; bu yüzden “Orhan Özbalcı”, çapkın da olmalı, aşık da. Örneğin;  bir veya iki kız onu severken o da başka bir kızla ilgilenmeli; belki sonra dönüp başkasına meyletmeli; bu sayede bir “sevdaluk” da o olmalı.

Oysa ki dizide, sanki “sevdaluk” adına yakışacak bir aşk yokmuş da, asıl konu oraya HES yapılması için derinden yürütülen faaliyetler, kandırmacalar ile yöre halkının bunlara karşı (zannederim ilerde göreceğiz) duracağıymış gibi gözüküyor.

“Sevdaluk” Çamlıhemşin’de çekiliyor. Bir dizinin Istanbul dışında çekilmesinin o yöre ile ilgili çok güzel mekan ve manzaralara sahip olması artısının bir de maddi yükü vardır (ilk bölümün 1.500.000 TL’ya çıktı) ki, bunun reytinglere büyük ölçüde etkisi beklenir; çünkü maliyet arttıkça gelirin de onu karşılayacak -hatta onu kat kat geçecek- ölçüde artması beklenir. Oysaki Sevdaluk bu şekilde giderse, attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmeyecek hale gelebilir.

Benden söylemesi.

Serdar Saraçoğlu

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Yazıya 2 yorum yapılmış.

birsen 14 Ocak 2014

Bazı hatalara gülerken dizi iyi mi kötü mü düşünemedim!!Eğrelti değil iğreti,Köfteci Ramiz değil sütçü Ramiz.

dizi profesörü 27 Ocak 2014

Birsen hanım, bana ortaokul edebiyat hocamı hatırlattığınız için teşekkür ederim; yaşıyorsa ellerinden öperim, öldüyse Allah rahmet eylesin.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da92 sorgu var. 6,851 saniyede yüklendi.