escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan
yıldırım escort
izmir escort izmir escort izmir escort
ümraniye escort
ataşehir escort
kadıköy escort
kartal escort
ümraniye escort
kadıköy escort
ataşehir escort

Meryem Uzerli Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Dizisinden Kovuldu mu?

“YOL ARKADAŞIM”IN FRAGMANI ÇIKTI!

5 Ekim 2017 Perşembe Reytingleri (TNS)

ALİNA BOZ’DAN VİYOLONSEL SÜRPRİZİ!

Televizyondaki Yozlaşma!

Dizi Magazin, Editörden 10 Ocak 2013
276 views

ulas-cobancıSenarist ve Yapımcı Ulaş Çobancı’nın  yazılarını ve sektör ile ilgili düşüncelerini  bu günden sonra “Yakında Kumada” isimli bu köşede takip edebilirsiniz. TelevizyonDizisi.com ailesi olarak kendisine “Hoş Geldin” diyoruz.

Televizyondaki Yozlaşma!

Yeşilçam, dünya Film endüstrisi’nin elli yıl gerisindeydi, halen öyle olsa da son yıllardaki kıpırdanmalardan bu yana kendimizi ‘Aradaki farkı 20-25 seneye düşürdük’ tesellileriyle avuturken gözümüzün önünde kayıp giden Televizyonculuğu fark edemedik doğrusu.. Ya da farkedenlerimizin kılı kıpırdamak falan istemedi herhalde..

90’lı yılların sonundan itibaren özellikle dramalarla sulandırılan beyinlere farklı bir şey sunamayan Türk Televizyonları, özellikle majör olarak tanımlanan kanallar vasıtasıyla birbirine benzer yüzlerce diziyi binlerce oyuncu ve onlarca senarist tüketerek dayadılar izleyicinin karşısına… Elimizdekinin en iyisi bu buyrun izleyin dayatmasıyla gelinen noktada artık birbirini taklit dahi edemeyen kalitesi düşük ve hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan projeler türemeye başladı..

Geride kalan son bir kaç yılda ise, uzun bir döneme damgasını vuran büyük kanallar dizi yaparak diğer kanallarla yarışamayacak kudrette olduklarını farkedince hayatımıza bu kez ‘Show ve eğlence’ programlarını zorunlu bir şekilde sokmaya başladılar. Bu öyle bir yere vardı ki, henüz yeni bir yapılanma dönemine girmiş ve Majör kanallar arasındaki yerini almaya hazırlanan bir televizyon kanalının (TNT) sonu oldu…Başarısız bir idare ve bir türlü yön verilemeyen yayıncılık politikası üstüne yanlış drama seçimleri de eklenince kanalın elden çıkarılması artık kaçınılmaz olmuştu ve öyle de oldu…

Peki ya sonra? Bu yıkımdan majör kanallar dersler çıkardılar mı? Görünen o ki hayır! Ölçüm yapan şirketteki yolsuzluğun da ortaya çıkmasıyla beraber başlayan kaos, yeni şirketle son bulacak diye düşünenler için ortaya çıkan manzara tam anlamıyla bir hayal kırıklığı oldu… Bir zamanların 50-60 sharelerle izlenen programlarının şimdiki izlenme payları 20-25 çok istisnalarla birlikte 30’ları geçemez oldu… Bir nevi acı gerçek ortaya çıktı da diyebiliriz.. Hatalı proje seçimleri, yanlış program tercihleri ve hep aynı yüzlerin kapladığı ekranlar artık seyirciye ‘seyir’ zevki vermiyordu! Ki halen de vermiyor… Orjinalliğin yerini aldığı uyarlama mantığı, yine birbirini taklid eden projelerle dolmasını sağladı ekranın hepsi bu!

Böylece Türk Televizyonculuğu, batı televizyonlarıyla teknolojik olarak başa baş sürdürebileceği rekabeti içerik bakımından neredeyse 50 yıl geriden takip eder hale geldi.. Saplantılı bir şekilde benzer projeler üreten yapımcılar çareyi ‘Ülkede sıradışı proje üreten senarist yetişmiyorki’lerle yaptıklarını savunmakta bulurken, televizyon kanalları ve idarecileri de garanti gördükleri yapımcılardan gelen projeler dışındakilere burun kıvırınca kısır bir döngünün içinde 4’üncü, 8’inci, 11’inci yahut henüz 2’inci bölümlerde sona eren projelerin havada uçuştuğu yayıncılık anlayışı ortaya çıkmaya başladı.. Milyonlarca liranın zayi edildiği milyarlarca liralık reklam pastasının olduğu televizyon yayıncılığı kendini tekrar eden hatalarla dolup taşmaktan başka bir noktaya taşıyamadı kendisini…

Şimdilerde yine show ve eğlence programlarının revaçta olmaya başladığı, birer ikişer hayatımıza sokulan ‘enterasan’ yarışma programlarıyla ‘farklılık yaratma’ telaşesine düşen kanalların bu renkli oyunlarının kısa vadede kar sağlamayacağı ortada olsa da, teselli ikramiyesi olarak alınan raitingler o programlara vize veren idarecilerin koltuklarını bir süre daha garantiye almalarını sağlamış görünüyor…

Beri taraftan ağzımız açık salyalarımızı sile sile izlediğimiz Amerikan dizilerini yayınlayan bazı Türk kanalları ise bu dizilere olan rağbeti, sosyal medya üzerinden de takip ediyor olmanın verdiği avantajı, reklam getirilerine de yansıtarak bu büyümeyi majör kanal seviyesine taşıma hesapları yaparken, majör kanalların içerisinde bulunduğu bunalımlı süreci kendi lehlerine çeviremeyen tematik kanallar ise sıradışı farklı formatlarla dikkat çekmeye çalışırken, stratejik hata yapmaya devam ediyor..

Türk Televizyon yayıncılığı, batı yayıncılığından 50-60 sene geriden gelen içerik anlayışı ile debelene dursun, belirli bir muhafazakar kesimin desteğini ardına alan bazı televizyon kanalları ise bu gerilemenin getirdiği boşluğu akıllı bir strateji ile başarılı bir şekilde doldurmaya başladığını hem sosyal medya üzerindeki etkisinden, hem de ölçümleme şirketinin verilerinden açıkça ortaya koymaya başladı…

İşin asıl trajedisi ise digital platformlar üzerinden yayın yapan ve belirli paketlerle para karşılığı izlenebilen şifreli kanalların içeriklerindeki zaafiyet… Yani parasını ödüyorsunuz ama karşısına geçtiğinizde izlemeye değer bir şey bulmakta zorlanıyorsunuz… Daha da facia olan kanallara rastlamak bile mümkün bu platformlarda… Öyle ki, majör kanalların bile defalarca tekrarını yayınladığı bir çok dizinin tekrarını gün boyu yayınlayan bu paralı kanallara neden aylık onlarca lira ödemek zorunda kaldığınızı bile sorgulayabiliyorsunuz bazen…

Yine de umudumu kesmedim henüz sektörden.. Bir gün birileri çıkıp bu içerikleri yerle bir ederek izlenmeye değer program ve drama yapımlarına bir şekil vererek o iş öyle yapılmaz, böyle yapılır diyecek diye kendimi kandırıyorum işte…

İzlenmeye değer bir şey bulmanız dileğiyle, iyi seyirler…

Ulaş ÇOBANCI

ulascobanci@gmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sayfa da111 sorgu var. 7,917 saniyede yüklendi.