escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan İzmit escort istanbul escort istanbul escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Oyuncu Sera Tokdemir ile Özel Röportaj

Röportaj: Furkan SÖĞÜT – Televizyon Dizisi
https://twitter.com/furkansogut

İlk ekran macerasını ‘İstanbul’un Çocukları’ dizisiyle yaşayan ve daha sonra birbirinden başarılı ve sıradışı projelerle izleyicinin dikkatini çekmiş olan güzel oyuncu Sera Tokdemir ile yaptığımız hoş röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Sera hanım dilerseniz oyunculuk kariyerinizin nasıl başladığını anlatabilir misiniz?

– Küçükken, babam yakaladığı her yerde kameraya alırdı beni, ben de dünyanın en güzel kızı olduğuma inanarak çeşit çeşit oynardım kameranın içine (: . Sonra okul yıllarında tiyatro grubuna dahil olarak,okulun sahnelediği bir çok oyunda yer aldım. Zaman içinde, içimde yaşayan bir çok Sera’yla tanıştım. Oyunculuk,başlangıcı belli olmayan,yürüdükçe yol olan sonsuz bir yolculuk gibi. Daha önce yaptıklarına bakınca anlıyor aslında insan; daha küçücükken kim olmak istediğini.  Üniversiteden sonra tiyatro eğitimi almıştım. O yıllarda evlenince, anneliğe başladım ve ne lisansını yaptığım Turizm’le ne de oyunculukla ilgili herhangi bir girişimde bulunmadım. Boşandıktan sonrasında, kendisi de oyuncu olan arkadaşım Gökhan Çelebi’nin yüreklendirmesiyle ve vesile olmasıyla,dönem dönem aralanan bir kapıya doğru yol almamla birlikte hayata geçen, oyunculuğa başlamaktan ziyade oyunculuğa geçiş hikayesi aslında benimki.

Oyunculuk mesleğine adımınızı atarken en çok hangi noktalarda zorlandınız?

– Nereye gideceğini biliyorsan,her yol seni oraya götürür ve ben oyunculuğa yürümek istiyordum. Yaşadığım hiçbir şeyi zorluk olarak görmedim. Hepsi bir sonraki adıma giden bir adımdı benim için ve her bir adım kendi içinde yol alıyor gibiydi. Zorlandığımı hissettiğim her anımda;mümkün ise yanımda,değilse saat kaç olursa olsun telefonun diğer ucunda Ayla Algan hocamı bulmak belki de kendimi en güçlü hissettiğim zamanlardı..Üzerimde çok olan emeğini hep hakkıyla taşımaya devam etmeye çalışıyorum ve çalışacağım.

Size göre oyunculuk mesleğini diğer mesleklerden daha zevkli, daha keyifli kılan ne?

– Daha keyifli deyip kimsenin mesleğine saygısızlık etmek istemem,bu sebepten benim severek yapmaya çalıştığım aşık olduğum mesleğim  diyelim. Herkes bir karaktermiş gibi dursa da içinde bir çok karakter yaşatıyor aslında. Kimi bunun farkında,kimi değil. Ben içimdeki bir çok ben ile tanıştım ve kim bilir kimler kimler var daha içimde benimle tanışmayı bekleyen (:

sera3

İlk dizi projeniz sanırım ‘İstanbul Çocukları’ adlı dizisinde ‘Ceren’ karakteriyle oldu. Bu proje sizin için neleri ifade ediyor?

– Bir hayat ve başka bir hayat arasındaki dönüm noktasını.. Birbirine çok bağlı bir aile olduğumuz ve ben hala evin küçük kızı olduğum için,ailem İstanbul’a yerleşmemi istemiyordu. Ne yapmak istediğime desteklerdi hep;nerede yapmak istediğimeydi isteksizlikleri. Bu sebeple,kamera önü eğitiminin üç ay olduğunu ve bu süre içinde bir projede yer alamazsan Mersin’e geri döneceğimi söyleyerek kandırmıştım babamı. Kendimi de kandırmaktı bu aslında. Beklentim zordu ama belki de zor olduğuna inanmadığım için henüz eğitimin ikinci ayında Mehmet Selçuk hocamın önermesiyle,bu projede ilk kamera önü deneyimimi yaşamış oldum. Sonuç olarak,ne ailemi ne de kendimi kandırmamış oldum (:

2010 yılında da ilgiyle izlenen ‘Kanıt’ dizisinde rol aldınız. Bu projenin, Türkiye’de yayınlanan diğer projelere göre farklı bir havası vardı. Siz zamanında böyle bir projede yer almaktan dolayı neler hissediyorsunuz?

– Bu projeyle yollarımız çok da tatlı ayrılmadığı  için hakkında çok konuşmak istemiyorum ama Kanıt izleyicisine,sizin aracılığınızla ilk kez söylemek istediklerim var..Kanıt’tan ayrıldığım için çok tepki göstermişti sevenlerimiz. Hatta Hayat Devam Ediyor projesi için ayrıldığımı düşünenler de olmuştu. Oysa yaşadığım bazı haksızlıklardan dolayı gecikmiş bir vedaydı benimki. Ve ayrıldıktan sonra bile,senaryoda karakterimin hikayesi devam ettiği sürece ne projeyi, ne ekibi, ne de Kanıt severleri zor durumda bırakmamak adına sete devam ettim. Sevil Hocamın (prof. dr. Sevil Atasoy) üstün bilgilerinden kendime kattığım çok şey oldu. Olayların arka planını bilmeden, ben gittiğim için tepki gösteren (ki biliyorum ki sevdikleri içindi bu tepki) kaybettiğim kalplere rağmen bir çok güzel kalp kazandırdı bu proje bana. Kimseye kırgın ya da kızgın değilim,pişman hiç değilim. Herşey kısmettir. Olması gereken olurmuş ve öyle oldu.

Zamanında Hayat Devam Ediyor gibi büyük ses getiren bir projede de yer aldınız. Bu projede yer almış biri olarak duygularınızı alabilir miyim..

– Bir diziden çok sosyal sorumluluk projesiydi Hayat Devam Ediyor. Zaten ilk sezonda da hem yılın en iyi drama dizisi ödülüne hem de en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülüne layık görüldü. Her ne kadar kurgu da olsa,gerçek hayatta üstlenilen veya üstlendirilen hayatları konu alıyordu. Daha çocukluğunu yaşayamadan,kalem tutması gereken ele takılan yüzükle değişen bir kız çocuğunun hayatını anlatırken,o hayatın çevresinde yaşanan hayatların da aslında ne derece etkilendiğini göstermeye çalıştık. Ve bu projede köprü görevini üstlenen karakterlerden biri olabildiysem ne mutlu bana.. Oyunculuk adına,sizin de dediğiniz gibi neredeyse başıma gelmeyen kalmadığı için,bir çok duygu ve durumu hissettim canlandırdığım Zeliha’da.. Ve başta Fikret Kuşkan olmak üzere,çok değerli oyuncu büyüklerimden çok şey öğrendim..Arif Erkin’in yeri ise bambaşka.. Belki de kısmetimin bir sürprizi Arif Abi bana.. İlk oynadığım dizide, Oya’nın dedesini oynuyordu ve içimden ‘keşke benim de dedem olsa’ diye geçirmiştim.. Çok severdik zaten birbirimizi.. Bu isteğimin üzerinden üç yıl geçtikten sonra, Hayat Devam Ediyor’da Arif Abi’nin torununu oynamak çok hoş bir hediyeydi ve oyunculuğumu çok beğendiğini söylediği bir bölümümüzün cd’sini bana hediye edip,üstüne iliştirdiği küçük not,yaşadığım en anlamlı gururlardan biriydi.. Hayat Devam Ediyor,herşeye inat hayatın devam ettiğini anlatan bir hikayeydi..

sera4

Kanıt, Hayat Devam Ediyor gibi drama dizilerinden sonra sit-com’lara geçiş yaptınız. Neden böyle bir geçiş yaptığınızı anlatmak ister misiniz?

– Oyunculuğu tür olarak ayırmak istemiyorum çünkü her projede anlatılmak istenen bir hikaye var ve bize düşen; karakterimizi giyip,bunu en doğru şekilde seyirciye aktarmaya çalışmak. Oynadığım sinema filmleri ve tiyatro oyunları içinde komedi, fars, vodvil olduğu için komediye çok da uzak değildim zaten ama şu bir gerçek ki; dramaya hizmet etmeyi daha çok seviyorum..

Ve şimdilerde ‘Ben de Özledim’ dizisinde yer alıyorsunuz. Bu proje özelikle sosyal medya’da çok ses getiriyor ve yayınlandığı her bölümde yoğun ilgi ve destek görüyor. Neler düşünüyorsunuz bu konuda?

– Bu soruya ne çok yazmak istediklerim varmış..yazıp yazıp sildiklerim..hiç yazamadıklarım..ne söyleyeceğimi bilemediğimden değil de hissettiklerimi ifade edecek doğru kelimeleri bulamadığımdan; genzimde ne çok biriken sözcüklerim varmış.. Sevgili menajerlerim Gülden Avşaroğlu ve Çağla Yozgatlı aracılığıyla yollarımız kesişti Eflatun ailesiyle. Leyla ile Mecnun efsanesini biliyordum ama yoğun iş programımdan dolayı izlemiyordum diziyi. Şirkette Onur Hocayı beklerken Gülden ve Çağla’ya mesaj attım;bu rolü almadan dönmek yok diye (: Belki de çok inanıyordum inandığımın olmasına çünkü biliyorum ki,inanç inandığını inanana getirirdi..

Onur Hocayla konuşurken, sanki yıllardır tanışıyormuş hissine kapılıyor insan. Öyle içten, öyle insan.. Seninle çalışmayı çok isteriz Seracım dedi ama çalışıyoruz demedi (: gittim evime.. İkinci görüşmeye kadar bir çok soru işaretleri arasında hep bir yanımda ‘oldu’ cevabını hissediyordum..sonra tekrar gittim. Bu defa Ali ve yapımcılarımızdan Orkun Ünlü de vardı. Bir süre sadece sohbet ettik en son dayanamayıp; hocam oldu mu olmadı mı çatlayacağım dedim (: yarın haber vereceğiz Seracım dedi o şık tebessümüyle. Odadan çıkarken boş bulunup Ali’ye “sette görüşürüz” dedim. Neyin kafasıysa (: Düşünsene, olmasa nasıl bir ukalalık. Oysa isteyerek söylemedim o cümleyi. Ben hep dilden çıkanın gönülden geldiğine inanırım, bu da gönlümden geçenmiş demek ki.

sera5

 

Sonra oyun izlemeye tiyatroya gittim. Zaman geçmez ya hani,bu defa durmuştu adeta..anlam da veremiyordum üstelik.Ne ilk projemdi ne de ilk iş görüşmem, meğer çok sevecekmişim. İnsan hiç projeye sarılır mı? Sarılacakmışım meğer. Oyun başlamadan Çağla aradı, çok gergindim ve dedi ki hadi hayırlı olsun.. Ağladım istemsizce, çok güzeldi (: Sonrası hem zor hem de korkutucu geldi; korkmayana kadar. Ekibe katıldığımı duyurduktan sonra, yüzlerce kişi iletişime geçmeye başladı. Küçük bir kısım sen kendini Leyla zannetme sakın derken, büyük bir kesim yeni Leylamız hoşgeldi diyordu ve ekliyorlardı; “çok iyi iş çıkarman lazım” diye. Kimdim, neydim’den ziyade tek isteğim; hem insanlıklarıyla hem de oyunculuklarıyla efsane olan bu müthiş ekibe ve projeye doğru ve maksimum emek verebilmekti. Hüloğ oldum, enişte oldum, sarıbaş, berebaş, canısı, civciv, seratonin, serAT ve daha kimler kimler.. Kimse olmaya çalışmadım kendimden başka. Kim gönlünde nereye koyduysa beni, oraya yakışmaya çalıştım.

Leyla ile Mecnun dilini öğrendim zamanla. Sonra da o dili kullanmayı.. Kimi Leyla Mecnun bitmese seni tanıyamazdık dedi; kimi buna tepki gösterdi. Ben anladım onları; iyi ki dizi bitti demiyor ama kayıptaki kazancı dile geterek hoşgeldin diyordu. Hoşbuldum, belki de ilk kez bu kadar hoşbuldum. Bana kendi içinde yer veren herkese minnettarım. Ben de Özledim, oynamadan oynamayı gerektiren bir proje.. Hani gülerken ağlarsın ya ve ağlarken gülersin;işte tam olarak bu kadar doğal galiba. Ben alışmışım kamera bakışlarına, gözlerimi kıstıra kıstıra oynamaya (: Ali hiç yorulmadan anlattı bana oynamadan nasıl oynanacağını. Onur hocanın inancı, Ali’nin sonsuz destekleri, Ahmet Abinin, Osman’ın, Serkan’ın, Cihan’ın, Engin Abinin, yapımcımız Funda Hanımın, tüm ekibin ve bana sosyal medyadan destek olan herkesin sanki hep varmışım kadar o aileden hissettirmeleri çok özeldi. Sonrası zaten “ben de özledim”..

Babanızın  yarış atı yetiştiricisi olması ve küçüklüğünüzden beri atlarla büyümüş biri ve aynı zamanda at sahibi olarak,Ben de Özledim’e katılmak tesadüf mü?

 At kafası her yerde birbirini bulup tamamlıyor olmalı (: tesadüflerden çok tevafuklara inanan biriyim. Şimdiye kadar sahibi olduğum üç yarış atım vardı. Ben de Özledim ile birlikte hayatıma bir çok at kafası katıldı ve onların hayatına ben. Hayatımda ilk kez biri ya da birileri bana at dediği için mutlu oldum. Yalnız buradan belirteyim;dişi ata kısrak derler (: ister at desinler, ister kısrak, ben onları çok sevdim.. Ve şimdi dizinin bitecek olmasıyla Küçük İskender’in çok sevdiğim bir sözünü paylaşmak istiyorum, dıygularımı dile dökebilmek adına; “ayağı kırık bir at var kalbimde, kim vuracak?”.

sera6

İlerleyen dönemlerde ne tür bir projeyde, nasıl bir karakterle beyazperde’de olmak istersiniz?

– Benjamin Button gibi hissetmeyi çok isterdim. Yaşlanıp yaşlanıp gençleşesim var. Hiç olmadığım birini olmaya çalışasım var. Bir de Tarih çok gizemli gelir bana. Bir kokusu var sanki. Bir dönem projesine hizmet etmeyi çok isterdim. İçimde bulmak istediğim bir çok ben var, hepsini bulup, o olmak istiyorum (: ama önceliğim,o an içinde bulunduğum projeye maksimum fayda sağlayabilmek. Sonrası da, kısmetimde ne varsa o olur zaten. Şu aralar görüştüğümüz bir kaç proje var bakalım, hayırlısı..

Son olarak bana, hayranlarınıza veya herhangi birilerine söylemek istediğiniz bir şey var mı?

– Enişteyim ben, sana mı soracağım?! (: Her zaman söylemek istediğim çok şey var. Mesela sana teşekkür ederim. Sonra Seracan’lara,Serabaş’lara.. Hayran demek istemiyorum, eğer onlar hayransa ben de onlara hayranım. İletişime geçen herkese. Hiç tanımadan bu kadar seviyorlar ya, işte o sevgi dolu kalplerine hayranım. Yahu nerden geldiniz siz öyle bu kadar kalabalık bir anda? Şaşırdım, sevindim, söylediklerinize utandım. Ya Seranın bıyığı, beresi, hafızası, dudağı diye hesap mı olurmuş? Oluyormuş meğer.. Ben de nerede olursam olayım bundan böyle hepinizin eniştesiyim o zaman! Hadi bakalım! Bana gönlünde yer veren herkese teşekkürler..

sera7

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Yazıya 1 yorum yapılmış.

alaattin yılmaz 08 Temmuz 2015

Sera tok demiri kertenkele dizisinden tanıdım hayat hikayesi süprüzlerle dolu yürüdügü yolda başarılar dilerim kertenkele dizi bölümlerinde oyunculuk kabiliyetini duruşu taktir ediyorum

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da90 sorgu var. 3,368 saniyede yüklendi.