escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan

Komedi mi? O da ne?

Editörden, Sinema 29 Temmuz 2013

Charlie_ChaplinNeydi komedi? Güldürme, eğlendirme sanatı. Peki, gülüyor muyuz? Gerçi yeni neslin ilginç şeylere gülme becerilerini saymazsak… Hayır, gülmüyoruz.

Bir ara özellikle komedi türü dizilerin sürelerinin kısa olmasını düşünmüştüm. Bununda sebebi uzun süreli dizilerde komedinin yapılmasının çok zor oluşuydu. Bakıyorum da süre düşmeye başladıkça yine komedi yapılamıyor. Demek ki eksik olan bir şeyler var. Ruh. Ekrandan seyirciye geçmeyen elektrik… Oyuncuların donuk olmaları ve zorla komiklik yapmaları.

Yazılarımı okuyanların “yahu sende hiçbir şeyi beğenmiyorsun” tarzı düşüncelerini duyuyorum, hissediyorum. Benim eleştirilerimde emeğe saygısızlık yok, verilen çabaya saygısızlık yok, harcanan zamana, paraya ve umutlara saygısızlık yok. Tabi ki oturduğumuz yerden bir şeyleri yazmak kolay, bunun da farkında olan bir insanım. Benim anlatmak istediğim; zaman artık mazeret kabul etmeyen zaman. Para yok, imkan yok, olanak yok ya da teknik malzeme yok tarzı mazeretleri kabul etmeyen zaman. Geriye iyi senaryo, iyi oyunculuk kalıyor. Yoksa eskiden zor şartlarda yapılan, türü ne olursa olsun her yapımı ve ne kadar kötü olursa olsun çok fazla eleştiremezdik, en azından benim vicdanım buna el vermezdi. Ama şimdi yıl 2013, teknoloji hat safhada, elbette Avrupa’ya göre hala çok gerilerdeyiz; her anlamda ama yine de mazeret üretilecek bir zamanda değiliz.

Son dönemlerde yapılan dizilerde oyuncu seçimleri çok kötü olmaya başladı. Bildiğim kadarıyla deneme çekimleri de yapılıyor. Ama nedense ekranda bu aralar donuk oyuncular çok fazla görünmeye başladı. Yapımcıların son dakika oyuncu seçimlerinden vazgeçmeleri gerekiyor. İyi bir kast uzun ve titiz bir çalışma sonrasında yapılmalı, ayrıca seçilen oyuncuya hazırlanması için de uzun bir zaman verilmeli. Akşam konuşulup sabah sete gelen oyuncudan da çok fazla bir şey beklemek haksızlık olur. Bunu dizilerde yaptığımız gibi sinema filmlerinde de yapıyoruz. Çok basit bir örnek, hepimiz “Milyon dolarlık bebek” filmini seyretmişizdir. Orada boks tutkunu, kararlı ve azimli bayanı da hatırlıyorsunuzdur. 4 dalda ödül almış sakin, akıcı ve etkileyici bir filmdir. Şahsen 3 defa sıkılmadan seyrettim. Tahminlerime göre o bayan oyuncu, yaklaşık olarak rolüne en kötü şartlarda bir yıl öncesinden hazırlanmaya başlamıştır. Gerekli destekleri fazlasıyla almış ve bu rol onun hem ödül almasına hem de tanınmasına sebep olmuştur. Aksi halde ne ödül alabilirdi ne tanınabilirdi ne de film o kadar etkileyici olabilirdi. Bizim ön çalışmalara ayıracak ne zamanımız ne de sabrımız var. Türk insanı sabırsız ve acelecidir. Bu da bize çoğu yerde avantaj gibi görünse de birçok yerde zarar vermektedir. Detaylarla ve ayrıntılarla uğraşmayı pek sevmeyiz. Ama detay bir filmin en güçlü silahıdır. İnsanlara “Vay be, adamlar neleri düşünmüşler” dedirttiğinizde,  işte o zaman film gerçek mesajını verir.

Galiba Eski ustaların hala oynayan komedi filmleri, ekranlarda azaldığında veya 3 ayda bir ekrana geldiğinde anlayacağız ki, günümüzde komedi yapmaya başlamışız. Aksi takdirde iki günde bir o zeka dolu, komiklik dolu, saf ve temiz filmleri, 1645’inci kez yine bıkmadan ilk heyecanı ile seyretmeye devam edeceğiz. Ellerinize, emeğinize ve yüreğinize sağlık büyük ustalar. Belki de bilmeden uzun bir dönemi sizin filmleriniz kurtardı. Ölenlere Allah’tan rahmet, kalanlara da uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum.

Saygılarımla.

Arslan Yıldız.

yazar_52@hotmail.com

arslnyldz@gmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da49 sorgu var. 8,755 saniyede yüklendi.
bahis siteleri