escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan Pendik Escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Yirmi Dakka iyi oynadık!!!

Dizi Magazin, Editörden 15 Ekim 2012

Galatasaray’ın Braga karşılaşması sonrası… Mikrofonlar Fatih Terim’e uzatılıyor. Sarı-Kırmızılılar rakibine kendi evinde boyun eğmiş… Köşe yazılarında “Rüya Takım” diye ifade edilen kadro, bir gol bile atamamış, bir üst tur gitgide rüya olmaya başlamış. Durum bayağı kötü… Bir gün sonra atılacak manşetler, sabahlara kadar devam edecek programlarda yorumcuların atacakları salvolar sabrın sınırlarını daraltacak, takımın oturması ve hep bahsedilen 2000 ruhuna ulaşması için pek fazla vakit tanınmayacak demektir! Hoca biraz da bundan tedirgin olmalı ki söze şöyle başladı: “ Oyunun ilk 27 dakikası kalemizde ne bir şut ne bir pozisyon gördük!”

                Şark milleti olduğumuz her halimizden belli, öyle değil mi?! Hani ne demişler, “Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir!”. Kimse maçın ilk dakikalarında oyunu kim yönlendiriyor diye bakmıyor puanı verirken. Netice de Braga 3 puanın sahibi… Galatasaray eksi averajda.

                Geçen hafta güzel ve iddialı bir dizi daha hepimize “Merhaba” dedi. Karadayı… atv’nin bu yılki en şaşaalı yapımlarından biri olacak gibi gözüküyor. Başrollerini Çetin Tekindor, Kenan İmirzalıoğlu ve Bergüzar Korel’in paylaşacağı bir dizi, birazcık dizi kültürüne aşina olan, ya da şöyle söyleyelim televizyonun kumandasına dokunabilen herkesi heyecanlandırır, böylesi zamanlarda çok müessir olan merakına sondajı vurur, anında suyu çıkarır. Bu üçlünün elinin değdiği ama başarılı olamayan, Türkiye’de tutmayan bir dizi hatırlıyor musunuz? Cevabını verin diye sormadım kusura bakmayın, zira cevaba hacet yok! İddiamı kuvvetlendirmek içindi hepsi. Hem kanal hem de yapımcı kuruluş için iyi bir atılım bu yüzden.

                1970’lerin Türkiye’sinde yiğit bir delikanlı… Karadeniz’in havasını her haliyle bünyesine yedirmiş, yanlardan aşağıya sarmış bıyıklarına, yeniçeri stili pala bıyıklarına ihtiyacı kalmadan delikanlılığını ispat etmiş bir adam… Babası içeriye girip çıktığından olsa gerek çok düşkün yaşlı adama. Karşı komşularının güzel kızı ile nişanlanacağı günü iple çekiyorlarken, bütün aile beklemedikleri bir hadiseyle sarsılır. Baba Nazif(Ç. Tekindor) bir komploya kurban gitmiş, makamında öldürülen savcının- aralarındaki yıllanmış husumetin de etkisiyle- katili pozisyonuna düşüvermiştir. Nişan günü tekrar içeriye giren baba, suçsuzluğunu ispatlayabilecek hiçbir şey bulamamaktadır. Dava günü hâkim(B. Korel), Nazif’e idamla yargılanacağını söylediğinde oğlu Mahir’in(K. İmirzalıoğlu) gözünü kararttığı o kararı alma zamanı gelmiştir. Evet, bir yolunu bulup adliyeye girmeli, kalemi kıracak hâkimin elinden o kalemi almalı, babasını içerden ve ipten kurtarmalıdır.

Prison Break’ın Türk versiyonu gibi duruyor biraz… Hatta bir yerde Mahir’e “Ya içeri girecem babamı kaçıracam ya da adliyeye girecem” dedirttiler, şimdi tam oldu dedim içimden. Ama ne olursa olsun, Prison Break’ın Türk versiyonu da olsa heyecanlandırmaz mı bizi?! Keşke dünyada tutacak türlerin bizde, tüm dünyadan evvel, özgün ve toplumun değerlerini kucaklar şekilde işlendiğini, perdeye yansıtıldığını, sahnede gösterildiğini, dizisinin çekildiğini görsek! O zaman “büyük devlet, büyük millet” olduğumuzu Sağır Sultan bile duyardı, biz de “duyduk… duymadık” demezdik!

Karadayı güzel bir dizi olacak gibi ve benim beklentimin altında kalsa da reytingi, zamanla arayı kapatacak ve izleyicisini televizyonun karşısında bağlayacak gibi görünüyor. Özellikle yönetmenlik adına Türkiye ortalamasının çok üstünde bir performansı var dizinin. Düşünün, kaç dizide yola paralel yatırılmış kameranın kırmızı ve etkileyici bir Mercedes’i, son baharın en bilinen bayrağı sararmış yaprakları havaya kaldırırken çektiğini görüyoruz?! Ya da yavaş çekimde, esen rüzgârın adliyenin önündeki kâğıtları havalandırdığını… Mahir’in yaşadığı ruhi sarsıntıları kameranın bir sağa bir sola dönmesiyle anlatmaya çalıştı, yakın plandan yapılan çekimlerin bütün zorluğuna ve riskine rağmen… Arkasına takılıp gittik birkaç kez oyuncularımızın. Özetle, sabit kameraların bir ona bir buna döndüğü, diyalogların dakikalarca sürdüğü, bütün dizinin bir masanın etrafında oturan suratı asık adamların konuşmaları şeklinde geçtiği dizilerden olmayacak Karadayı. Üstelik bunu, dönem dizisi olmanın zorluklarına rağmen başaracak. Şöyle bir düşününce, 1973’ten bugüne neler neler değişmiş Türkiye’de… Kıyafetler, saç stilleri, arabalar, binalar… Çok beğendiğim ama bir sokağa sıkıştırıldığından dolayı almak istediğim hazzı bir türlü alamadığım Seksenler’de olduğu gibi, darlığın sıkıcılığını da taşımayacak…

Eğer böyle devam ederse…

İşte burası çok önemli… Bugün yayınlanacak bölümünde ve daha sonrasında aynı başarıyı taşıyabilirse bu söylediklerim geçerli olur, yoksa her zamanki gibi “90 dakikayı” doldurmak adına yavanlaşmalar başlar, senaryoda sarkmalar hissedilir, yönetmenin her haftaya neredeyse bir filmi sığdırmaya çalışmasından dolayı kaytarmalar yaptığını görürsek Karadayı’nın da dünya standartlarında 3 puanı alması mümkün olmaz. Evet, belirli bir izleyici kitlesi destekler yine… Ama o beklediğimiz dünya çapında yapımlar için biraz daha “Ya Sabır!” çekmek durumunda kalırız…

Bakalım Karadayı oyunu kaç dakika kontrol edecek… Üç puanı hanesine yazdırabilecek mi?

Ferhat Nazım BEYDEMİR

fernazbey@hotmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da88 sorgu var. 6,721 saniyede yüklendi.