escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan

“Uçurtmalar Rüzgar Kuvvetiyle Değil, Bu Kuvvete Karşı Uçtukları İçin Yükselirler.”

Editörden, Sinema 12 Kasım 2013

1_cinema_sinema_senaryo“Uçurtmalar Rüzgar Kuvvetiyle Değil, Bu Kuvvete Karşı Uçtukları İçin Yükselirler.” (William Churchill)

İlginç bir başlık olduğunun bende farkındayım. Ancak yazımın sonunda neden bu başlık ile başladığımı ve neden televizyonlarda doğru işlerin yapılmadığını/yapılamadığını anlayacaksınız.

Geçenlerde bir arkadaşımı aradım. Kendisini neredeyse doğduğu günden beri tanırım. Birçok farklı işte çalıştıktan, birkaç defada ticaret ile uğraştıktan sonra, bu işlerin adamı olmadığını anladı. Aslında o 12-13 yaşlarında tiyatro sahnesine çıkarak o havayı koklamış ve ciğerlerine kadar çoktan çekmişti. Belki çocuk aklıyla ülkemizde sanat ile uğraşmanın delilik olduğunu kavrayamamıştı ama küçük bir yerde doğup yaşamanın zorlukları ile sanatla uğraşamayacağını anlamıştı. Hiçbir eğitim almadan önce tiyatro oyunları yazmaya başladı. Bir süre memurluk yaptıktan sonra, cesur bir karar ile istifa edip Ankara’dan İstanbul’a yerleşti. Tiyatro sanatçısı rahmetli Nedim DOĞAN ile tanışıp ona yazdığı tiyatro oyunlarını gösterdi. Ama rahmetlinin hem hastalığı hem de yaşamak için çalışmasından dolayı, çok fazla iletişimde olamadılar. Sonra bir gün gittiği bir görüşmede oyunlarını beğenen bir yetkilinin kendisine önerdiği çirkin tekliften sonra tiyatrodan nefret etti. Yetkili, tiyatro oyununun sonundaki oyunu yazan kısmına yabancı bir isim koymayı önermişti. Böylelikle hem daha havalı olacak, hem de çok fazla telif ödemeyecekti. Sonra yine hiç eğitim almadan ve kimselere çok fazla bulaşmadan senaryo nasıl yazılır kısmına kafa yorarak, yap/boz metodu ile senaryo yazma tekniklerini öğrendi. Önce şansını ülkesinde denedi. Ama kapıların betondan yapıldığını henüz bilmediği için, kapılar yüzüne sert bir şekilde kapandı. Her kapanan kapıdan sonra daha da bir cesaretlenerek 45 dakikalık bir dizi film senaryosu hazırlayıp, hiç İngilizce bilmemesine rağmen almış olduğu destekler ile projelerini önce WARNER BOROS’A, Sonrada TWENTIETH CENTURY FOX yapım şirketlerine gönderdi. 3 hafta sonra 2 yapım şirketinden kocaman birer zarf adına geldiğini görünce heyecanlandı. Zarfı açtığında içindeki bir sayfalık açıklamalı yazılarla karşılaştı. Yazılarda ilgisine ve cesaretine teşekkür ettiklerini, ama şirket politikası gereğince bu şekilde bireysel çalışmadıklarını söylüyorlardı. Bu olumsuz cevaplar bile onun azmine azim kattı. Önemsenmek güzeldi. Sonra eline geçen paralarla ne kadar yapımcı, kanal varsa hepsine kargolarla senaryolar gönderdi. Yapımcıların kapılarını aşındırdı. 80 kişiye ulaştıysa ancak 6-7 kişi cevap verme zahmetine kanlanmıştı. Pes etmedi. 2011 yılında tesadüfen gittiği iş görüşmesinde, Türk sinemasında 26 filmde ve birkaç dizide oynamış 55 yaşlarında bir aktör ile karşılaştı. Aktörde o sıralarda yapımcılık işine soyunmuştu. Birlikte önce Kanal 7 için, sonrada TRT 1 için iki farklı dizi hazırladılar ve projeleri sundular. Oyuncularla, teknik ekiple ve yönetmenlerle görüşmeler oldu. Sonra Kanal 7 yönetimi dizi işini 2 yıl ertelediği için, TRT 1’de sudan sebeplerden dolayı projeleri yapım aşamasındayken ve oyuncularla görüşmeler bitmişken iptal ettiler. Elbette pes etmedi. Rüzgara karşı uçmaya devam etti. Sonra başka yapımcılarla, kanal program müdürleri ile kanal yönetici asistanları ile görüşmelere başladı. Artık herkese istediği anda ulaşabiliyordu ama herkes kendi adamıyla çalışmaktan söz ediyordu. Kanallarda projeleriniz kanalımız için yeterli değildir mailleri ile kendi adamlarının dışında çalışmak istemediklerini söylüyorlardı. Projeleri ilginç ve farklı hikayelerden oluşan senaryolardı. Zaten öyle olmasaydı ve inanmasaydı asla bu kadar canla başla çalışmazdı. Uzun sohbetimizden sonra yeni bir yarışma programı tasarladığını ve bir kanal ile görüşme halinde olduğunu söyledi. Ona hiçbir zaman yeter artık dur demedim. Bir dostu olarak acı çektiğini görsem de, belki de sonunda kaybedeceğini bilsem de, asla dur demedim. Zaten beni de dinlemezdi. O rüzgara karşı uçarak yükseleceğine daha 12 yaşındayken inanmıştı. Onun sorunu sadece ona inanmayanlar ve her işimizde olduğu gibi koltuklarından kalkamayanlarlaydı. Benim arkadaşım sadece milyonda bir örnek. Ve herkes onun kadarda azimli ve sabırlı değil. Şayet bir gün birileri ona ve onun gibilerine destek olursa, işte o zaman televizyonlar renklenir, yabancılar az para kazanır ve romanlarımızda sadece okunmak için yazılır.

Saygılarımla.

Arslan Yıldız

arslnyldz@gmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da51 sorgu var. 7,079 saniyede yüklendi.
bahis siteleri