escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan Pendik Escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Türkü Turan: “Kadınların aşık olacağı bir erkek olurdum”

Dizi Röportajları 22 Ekim 2012

Son dönem pek çok filmde rol alan, Şubat adlı dizide hem kadın hem de erkek rolünü canlandıran Türkü Turan, ‘Türkiye de erkek olmayı tercih ederdim. Maalesef bu ülkede erkekler sosyal açıdan daha güçlü’…

Üniversitede öğrenciyken sadece harçlığını çıkarmak amacıyla reklam filmlerinde oynamayı düşünen Türkü Turan, şimdilerde başarılı projelere imza atıyor. Sosyoloji eğitimini bitirdikten sonra Duygu Başara Ajans’a kayıt olan Turan, önce birkaç reklam filminde oynamış, ardından ‘Annem’ dizisiyle televizyon dünyasına adım atmış. Oyunculuğunu geliştirmek için atölye çalışmalarına da katılan Turan, her projesinde kendini  geliştirdiğini anlatıyor. Sete gitmeden önce evde saatlerce oynayacağı sahnelerin provalarını yapıyor, ezberini bitiriyor ve sete hazırlanmış olarak gidiyor. TRT1’de yayınlanan ‘Şubat’ adlı dizide hem erkek hem de kadın karakteri canlandıran Türkü Turan’la konuştuk…

– ‘Şubat’ dizisinde bir erkeği oynuyorsunuz, nasıl bir hikayesi var?
Hem kız, hem erkek görünümünde bir karakter. Gülüm ve Yusuf. Gülüm’ün başına kötü bir olay geliyor ve Duble karakteri onu yolda buluyor; gidecek bir yeri olmayan bu kızı yanına alıyor. Ancak yeraltına girebilmesi için erkek kılığında olması gerekiyor çünkü oradaki herkes erkek. Bir kadın, bir erkek haline bürünüyor.

– Erkek mi yoksa kadın hali mi size daha yakın?
Yusuf’u daha çok seviyorum çünkü hem karakterin hikayesini seviyorum hem de erkek rolü yapmak, kadın olduğunu saklamak çok da kolay değil.

– Erkek dünyasına mı, kadın dünyasına mı daha yakınsınız?
Her ikisine de yakın hissediyorum. Erkeksi huylarım çok fazla.

– Erkeksi huylar derken…
Kaba ve argo konuşmayı severim, biraz sert mizaçlıyım ve çok ağlamam.

– Ağlamak zayıflık göstergesi gibi mi geliyor?
Zayıflık değil. Bu hali seviyorum.

– Peki, erkek olmayı ister miydiniz?
Türkiye’de erkek olmayı isterdim. Çünkü Türkiye’de erkekler sosyal olarak maalesef daha güçlü.

– Nasıl bir erkek olurdunuz?
Çok fazla çapkın olmazdım ama muhtemelen kadınların çok aşık olacağı cool bir erkek olurdum.

– Beğendiğiniz erkek modelini mi tarif ediyorsunuz?
Özellikle beğendiğim bir erkek modeli yok. Her zaman güzel gülen insan, iyi insandır.

– Erkek olmayı istemenizin başka nedenleri var mı?
Çünkü erkekler sosyal hayatlarını, cinselliklerini, iş ve eğitim hayatlarını çok daha kolay ve daha özgür yaşıyor. Kadının kendi, ailesi ve çevresi özgür de olsa, toplum içindeki konumu ne olursa olsun daha kısıtlı yaşamak zorunda. Giyimden konuşma tarzına kadar… Argo konuştuğunuzda ‘Bir kadına hiç yakışıyor mu?’ tepkisi bile bunun bir göstergesi.

KADINLAR DAHA AKILLI
– Deyimlerimize bile yerleşmiş mesela ‘Adamakıllı’…
Oysa ki kadınlar daha akıllı.

– Bu sözünüzden ‘Erkekler aptaldır’a varabilir miyiz?
Hayır, kesinlikle. Sadece Türkiye’de kadınlar daha çok bastırıldığı için daha akıllı olmak zorunda kalıyor. Genetik bir durum değil. Sadece istediklerini yapabilmek için başvurdukları yollar daha akıllıca olmak zorunda. Erkek daha az yalan söylüyor ve daha özgür ama kadın, hayatını ve özgürlüğünü sürdürebilmek için aklını kullanıyor ve bütün enerjisini oraya veriyor.

– Siz peki kadın olarak hangi davranışlarınızı kısıtlıyorsunuz?
Çok fazla davranışımı kısıtlamıyorum ama yine de çok mini bir etek giyip her yere gidemem. Yüksek sesle kahkaha atıp istediğim gibi muhabbet edemem. İster istemez bazı yerlerde kendimi sınırlandırmak zorunda kalıyorum. Hele bir oyuncu olarak ekstra çaba göstermem gerek.

– Kimileri depresyonun kıyısına bile uğramaz siz de böyle misiniz?
Çok mutluyum. Bir şeye çok üzülsem de, depresyona da girsem bu durumu eve kapanarak yaşamaktansa dışarı çıkıp arkadaşlarımla gülmeyi tercih ederim. O yüzden yaşadığım sıkıntılar çok fazla dışarıdan hissedilmez. Sıkıntıdan çıkmanın en kolay yolu da kendini depresyona sürüklememektir. Ben hep mutluyumdur, hep gülerim.

– Yönetmenlik de yapmak istiyormuşsunuz, nasıl filmlerin yönetmeni olmak istersiniz?
Yapacağım filmlerin içinde dram olsa bile kara komedi muhakkak olmalı. Dramın içinden komedi çıkarmayı, aynı Onur Ünlü’nün yaptığı gibi küçük fantastik hikayeleri de seviyorum. Uzay gemisinde geçen hikayeleri değil.

– Annenizin koruyucu meleğiniz olduğunu ve hislerinin çok kuvvetli olduğunu söylüyorsunuz merak ettim, anlatır mısınız?
Hisleri çok güçlüdür. Birini annemle tanıştırırım, hoşlanmazsa muhakkak o kişiyle ilgili başıma kötü bir şey gelir. 27 yaşıma geldim; anneme inanmayı yeni öğreniyorum. ‘Annem demişti’ diyerek kafamı taşlara vurmaktansa artık annemi dinliyorum.

– Erkek arkadaşınız var mı?
Yok.

– Niye yok?
Vakit yok.

– Dizide Aziz Bey karakteri ‘Aşktan ölenleri anlıyorum’ diyordu, bu duygu size yakın geliyor mu?
Tabii güçlü bir insanı en çok sarsan şey ölüm ve aşktır.

– Aşkın acısı mı sarsan?
Aslında mutlu aşk da insanı sarsar ve dönüştürür. Aşkın her hali, mutlusu ayrı mutsuzu ayrı değiştirir.

MUTLU AŞK YOK
– Siz peki aşkın mutlu mu yoksa mutsuz halini mi yaşarsınız?
(Sesini çocuk gibi değiştirerek) Ben bu konuda bir şey söylemesem. Vakit yok diyeyim yine.

– O zaman ‘Aşk bana göre baş ağrısı’ dediğinizi duydum, nedenini sorayım…
Çok fazla mutlu aşk görmedim. Aşk çok yoğun yaşandığı zaman illaki mutsuz bir yanı oluyor. Sadece kendi yaşadıklarımdan değil, dünyada gördüklerimden de bahsediyorum.

– Genelde bu aşk ilişkisinde daha çok kadınların mı başı ağrıyor?
Kesinlikle kadınların daha çok başı ağrıyor. Çünkü erkekler duygularını daha kolay kontrol edebiliyor. Kadınlar daha hassas, aşık oldukları zaman bütün dünyaları o erkek oluyor. Tüm hayatlarını o adam haline getiriyor, aşk bittiğinde de daha çok eksik kalıyorlar.

BU ÜLKEDE OLAN HER ŞEY BENİ SİNİRLENDİRİYOR
– Şu sıralar bu ülkede olup biten en çok ne sizi kızdırıyor?
Şu an olan her şey. Özellikle insanların artan nefret duyguları, birbirlerini anlayamamaları, birbirlerini bölmeleri… Politikacıların Türkiye toplumundaki insanları ırkına göre bölmeleri, birbirine düşman etmeleri beni çok sinirlendiriyor. Sadece transseksüel oldukları için bazı insanların kapılarına dayanıp ‘Gidin buradan’ denmesine o kadar sinirlendim ki sokağa çıkıp çığlık atmak istedim. Eğitim sistemi; üç yüz kişinin kararıyla milyonlarca insanın savaşa sürükleniyor olması; kendi çocukları savaşa gitmeyeceği halde fakir fukaranın çocuklarını gözleri kapalı askere yollamaları beni çok sinirlendiriyor.

– Protesto yürüyüşlerine katılır mısınız, protestonuzu Twitter üzerinden mi yaparsınız?
Son 4-5 senedir yapılan her türlü protesto yürüyüşüne katılıyorum. ‘Twitter mertliği’ diye bir şey var şimdi. Oradan yazmakla da bir şey olmuyor. Sokağa çıkıp yürümek lazım hatta oyuncu olduğum için sizinle röportaj yapma ya da televizyonda konuşma şansım var ve bu şansı sadece yaptığım işlerin reklamını yapmak için değil, gerçekten bir şeylere yardımcı olmak için de kullanmam gerektiğini düşünüyorum. Ve bunu birçok oyuncu yapmıyor buna da kızıyorum.

Akşam –  Sibel Ateş Yengin

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da99 sorgu var. 2,468 saniyede yüklendi.