escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort

Kalbimdeki Deniz Dizisinden Şiddete Hayır Kampanyası

Badem Şekeri 3’ Geliyor

Sarp Levendoğlu Savaşçı Dizisine Dahil Oldu

16 Kasım 2017 Perşembe Reytingleri (TNS)

Suyunun Suyunun Suyu Misali…

Dizi Magazin, Editörden 14 Mayıs 2014
1.628 views

Sinema filmlerinin hikâyeleri 120 dakikaya göre tasarlanır. Belki biraz daha fazla… Her şey birkaç saat içinde olacak şekilde hesaplanmıştır ve senaryoda o hesaba göre yazılır. Karakterler ona göre oluşturulur ve ortaya sinema filmi çıkar. İyi veya kötü iş yapsa da, ortada bir film vardır artık.

Kült filmler dediğimiz filmlerimiz var bizim. Aradan onca yıl geçmesine rağmen aynı heyecan ile seyrettiğimiz filmlerdir onlar. Bu filmleri günümüzde o dönemde oynayan oyuncular bile aynı şekilde bir daha oynayamazlar. Onlar bile oynayamazken bu tür filmlerin dizi olarak, hem de her bir bölümü sinema filmi süresi kadar olan diziler olarak ekranlara ısıtılıp, yeniden getirilmesi açıkçası benim canımı acıtmaktadır.

Hayatın her alanında olduğu gibi bu sektörde de yıllardır hep mirastan yiyoruz. Oysa bizim 100 yılını bu sene kutladığımız sinemamızı daha da ileriye taşımamız gerekirken, hem geriye götürmüşüz, hem de 40 yıl öncesindeki filmlerimizden bugün medet umar hale gelmişiz. Bunun kadar insanı üzen ve canını sıkan bir şey daha olamaz diye düşünüyorum. Ben her zaman için uyarlama projelere karşı oldum. Seyirci olarak elbette… Sonuçta bir yaptırım gücüm olsa özgün ve yeni işlerin ısrarla yapılmasını sağlardım. Belirli bir zamandan sonra herkes bu kısır döngüye alışıyor zaten. Kanal, seyirci, yapımcı, oyuncu… Hatta kâtip olarak iş yapan senaristler bile.

Bu sene dönem dizileri ve uyarlama dizileri yeterince bizleri sıktı. Yeterince savurganlık yapıldı. Yeterince inatlaşma, seyircinin beyni ile dalga geçme ve hatta saygısızlık boyutuna varacak şekilde bu işler defalarca denendi. Ama artık yeter! Yetmeli de. Yeni şeyler denenmeli artık!

Elbette bu işe para yatıran ve bu işten ekmek yiyen insanları da düşünmek gerekiyor. O zaman onun için önce sektörün kurumsallaşması, tanınması, kimin kim olduğunun belirlenmesi ve sağlam bir sistemin getirilmesi gerekiyor. Sonra benim fikrimi hiç tanımadığım birinin değil de, benim söylemem gerekiyor. 3 bin tane tanımadığımız deneğin sektöre yön vermesine seyirci kaldığımız sürece, biz hep geriye gideceğiz.

Şimdilerde “Yılanların Öcü” “Çiçek Abbas” gibi kült filmlerin dizi olarak çekileceği konuşuluyor. Çok merak ediyorum bu iki film dizi olursa devamlılık nasıl sağlanacak? Bu iki dizinin başrolünü kim oynayacak? Gerçi her iki projede Show TV’de olursa, çok fazla acı çekmeden erken final yaparlar gibi geliyor bana.

İşin aslında özeti şu dostlar. Biz bu yazıları daha çok yazacağız; yapımcılarda aynı şeyleri daha çok önümüze koyacaklar.

Yani Suyunun suyunun suyu misali…

Saygılarımla.

Arslan Yıldız

arslnyldz@gmail.com

twitter.com/@ArslanYldz4

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Yazıya 1 yorum yapılmış.

serdar saraçoğlu 14 Mayıs 2014

Sayın Arslan Yıldız,
Ne kadar doğru tespitler yapmışsın; hele “kâtip olarak iş yapan senaristler” tabirin, dizi sektörünün içine düştüğü gerçeği anlatmaya yetiyor da artıyor bile.

güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da110 sorgu var. 2,206 saniyede yüklendi.
halkalı esocrt kayaşehir esocrt
cinsel sağlık