escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan

Saba Tümer, Paris Hilton’u Ağırladı

Dizi Röportajları 12 Ekim 2012

Show TV İç Yapımlar Koordinatörü Caner Erdem ve ekibi tarafından hazırlanan Saba Tümer İle Bugün tüm hızıyla seyircisiyle buluşuyor. Programın bugünkü konuğu dünyaca ünlü yıldız Paris Hilton’du. Paris Hilton, tüm samimiyeti ve içtenliğiyle Saba Tümer’in sorularını yanıtladı.

Saba Tümer doyumsuz sohbetiyle dünya starlarını ağırlamaya devam ediyor. Daha once Jennifer Lopez, Rodrigo Santoro, Cameron Diaz, Matthew Morrison, Joe Manganiello,  Ben Falcone, Anna Kendrick, Chace Crawford gibi dünyaca ünlü isimlerle röportaj yapan Saba Tümer şimdi de dünyanın en çok konuşulan ve en güzel kadınlarından biri olan Hilton otellerinin varisi Paris Hilton’u ağırladı.

‘HEP BÜYÜK ŞEYLER YAPMAK İSTEDİM’

Paris Hilton’la uzun uzun konuşan Saba Tümer, ünlü yıldız hakkında tüm bilinmeyenleri konuşma fırsatı yakaladı. Bir reklam filminin çekimleri için Türkiye’ye geldiğini belirten Paris Hilton, birlikte rol aldığı ünlü futbolcu Arda Turan’ın da çok komik ve cana yakın biri olduğunu söyledi. Saba Tümer’in; ‘Paris Hilton olmak nasıl bir Duygu?’ şeklindeki sorusuna cevap veren Paris Hilton; “Küçüklüğümden beri hep büyük şeyler yapmak isterdim. Hilton ailesinde büyümek zaten büyük birşey ve kendi adıma birşeyler yapmak istedim ailemden bağımsız olarak. Çok fazla çalışmam gerekti ve ailemi de çok seviyorum, çok destek oldular bana” şeklinde cevap verdi.

KAHVALTI HAZIRLAMAYI ÇOK SEVİYOR

Saba Tümer’in iş harici neler yaptığını ve nasıl zaman geçirdiğini sorduğu Paris Hilton, en çok kahvaltı hazırlamayı sevdiğini belirterek; “Kahvaltı hazırlamayı çok seviyorum. Mesela fransız tostu, omlet. Kız kardeşimi ve arkadaşlarımı çağırırım ve barbekü yaparız, film izleriz, bowlinge gideriz. Herkesin yaptığı şeyleri yaparım” dedi. Ünlü gibi hareket etmeyi sevmediğini de söyleyen Paris Hilton, daha çok alışverişe kendisinin gittiğini ve yanına güvenlik dahi almadığını söyledi.

ZOR ELDE EDİLEN OLMAYA DİKKAT EDİYOR

Annesinin erkekler hakkında verdiği tavsiyeleri dinlediğini söyleyen Paris Hilton, annesinin ‘zor elde edilen olmak herkesin dikkatini çeker’ dediğini vurguladı. Bir erkekde en çok gözlerinden etkilendiğini de söyleyen Paris Hilton; “Bence gerçekten aşk yaşayabileceğiniz kişiyi beklemek gerekir. Yoksa size saygı duymazlar çünkü sizi direk elde edebileceklerini düşünürler ve bence bu güzel tavsiye” dedi.

PARIS  HILTON’LA SABA TÜMER ARASINDA SICAK SOHBET

Saba Tümer’le sıcak bir sohbet gerçekleştiren Paris Hilton’un  “Sizin hakkınızda çok iyi şeyler duydum ne kadar arkadaş canlısı, sıcakkanlı ve iyi niyetli birisi olduğunuzu.” demesi üzerine Saba Tümer “Ne zaman Türkiye’ye gelirsen bizi arayabilirsin sırf iş için değil normal gezmek içinde. Tekrardan çok teşekkürler.” dedi.

İşte Saba Tümer’in Paris Hilton Görüşmesi Metni

Saba: Şu seyircilere bakın

Saba: Buraya gelmeden 15 dakika önce kameramanlar sırf erkeklerdi şimdi bakıyorum bütün her yerde erkekler ve bayanlar sana bakıyor. Nasılsın?

Paris: Çok iyiyim teşekkürler İstanbula yeniden geldiğim için çok mutluyum ve çok seviyorum burayı

Saba: Kaçıncı gelişin buraya 9. Galiba?

Paris:Evet, 9.oluyor

Saba: Gerçekten mi, İstanbulu seviyor musun? Buyrun oturalım ve konuşmamıza devam edelim.

Saba: Çok incesin ve güzelsin

Saba: Demek 9.kez İstanbuldasın ve nasıl buluyorsun burayı. Genelde hep iş için burdasın. Hiç gezmek için veya tatil için geldin mi?

Paris: 22 yaşındayken kız arkadaşımın düğünü için gelmiştim ve o zaman dışarıyı gezmiştim. Kapalı çarşıya alışveriş için gitmiştim ve birkaç gece klubüne gitmiştim. Ama bu aralar hep iş için geliyorum, zamanım çok kısıtlı

Saba:  Bu sefer iş için burdasın, nasıldı ?

Paris: Çok güzeldi, Defacto için çekimdeydim ve reklam içinde dün Ardaylaydım..

Saba: Evet, Arda nasıl biri peki?

Paris: Çok iyi, çok arkadaş canlısı biri hep şakalar yapıyor.

Saba: İlk Arda’yı gördüğünde ne konuştunuz? Çok yakın arkadaşımdır kendisi ben ne kadar komik ve neşeli biri olduğunu biliyorum. Herkes onu futbolcu olarak biliyor o yüzden sana soruyorum ne düşündün diye ?

Paris: Çok sıcakkanlı cana yakın biri. Direk gelip kendisini tanıştırdı, utangaç biri değildi çok iyi birisi.

Saba: Evet çok iyi çok komik birisi

Paris: Evet

Saba: Biraz da senden bahsedelim. Arda ve diğer konuları sonra konuşuruz. Çok iyi ve bilindik bir aileden geliyorsun ama ailenin dışında kendin de çok ünlü ve bilindik biri oldun. Bu nasıl oldu ? Paris Hilton olmak nasıl bir his?

Paris: Küçüklüğümden beri hep büyük şeyler yapmak isterdim. Hilton ailesinde büyümek zaten büyük birşey ve kendi adıma birşeyler yapmak istedim ailemden bağımsız olarak. Çok fazla çalışmam gerekti ve ailemi de çok seviyorum, çok destek oldular bana.

Saba: Peki kendin olduktan sonra hayatında ne değişti? Ne gibi değişiklikler oldu?

Paris: Hep aynı insan olarak kaldım. Simple Life’ı çekerken ve televizyonda yayınlanırken annem bana çok ünlü biri olacağımı söyledi, değişmemi  istemediklerini ve bazı insanların değiştiğini, benim iyi kalpli biri olduğumu söyledi. Bende hep aynı insan olarak kaldım. Özellikle bu işte değişen insan çok oluyor.

Saba: Özellikle dünyaca ünlü biri olmak ve kendin olmak çok zor birşey bunun için mücadele etmek gerekiyor. Çünkü bir de çok bilinen bir aileden geliyorsun ve o hep seninle bir olmuş vaziyette. Stüdyoya girerken bütün bayanların ve erkeklerin gözü üzerindeydi ve erkeklerin hala gözü üzerinde ve bu nereye gidersen git heryerde aynı şekilde o yüzden Paris Hilton olmak nasıl birşey diye sordum. Çünkü çok güzel birisin ve belki her durumda saçın yapılı, makyajlı olman gerekiyor ve o gün de keyfin olmayabilir. O gün üstündeki elbiseyi veya topuklu giymek istemeyebilirsin. O zamanlarda ne yapıyorsun ?

Paris: Genelde insanlar beni hep ya kırmızı halıda yada başka programlarda çalışırken görüyor ama dışarda evdeyken ailemle veya hayvanlarımlayken normal bir jean veya t-shirt giyip makyajsız biçimde oluyorum. Ama çalışırken farklı çünkü bu işimin bir parçası.

Saba: İş iştir yani

Paris: ve bu eğlenceli birşey küçüklüğümden beri giyinmesini severim.

Saba: Kendini çok mutlu, neşeli biri olarak görür müsün ?

Paris: Evet her zaman herşeye pozitif bakarım ve kendimi çok şanslı hissediyorum bu kadar iyi mükemmel bir ailem ve arkadaşlarım olduğu için. Dünyayı dolaşıp ürünlerimi tanıtıp hayranlarımla buluşuyorum. Hayatı dolu dolu yaşamaya çalışıyorum. Çünkü hayata birkez geliyoruz.

Saba: Peki ürünlerini bu kadar başarılı yapan şey nedir?

Paris: 17 değişik ürün hattım var şu an 15. Ürünümü piyasaya sürdüm. Tasarımı çok seviyorum ve ürünlerimin arkasında durmam gerekiyor. Tasarımları kendim yapıyorum ve kararları kendim alıyorum, bu da beni yansıtıyor.

Saba: Kendi  markanı destekleyip arkasında duruyorsun tabiki, sırf markayı oluşturdum bitti değil.

Paris: Kendi markamla gurur duyuyorum.

Saba: Çok güzel, mesela Pazartesi günü çalışmıyorsun uyanıp ne yapıyorsun ? Günün nasıl geçiyor?

Paris: Kahvaltı hazırlamayı çok seviyorum. Mesela fransız tostu, omlet. Kız kardeşimi ve arkadaşlarımı çağırırım ve barbekü yaparız, film izleriz, bowlinge gideriz. Herkesin yaptığı şeyleri yaparım.

Saba: Herkes gibi tabi ki ama konu ünlü biri olunca herkes çok farklı bir yaşantının olduğunu düşünüyor.

Paris: Herkes gibi normal biri olmayı seviyorum. Alışverişe kendim giderim ve çoğu zaman yanımda güvenlik bile olmaz. Herkes gibi normal bir yaşantıyı tercih ediyorum. Çünkü kendimi diğer insanlardan farklı görmüyorum. Bu sadece işim.

Saba: Yemek yemeyi sever misin? Özel diyet tarzı birşey yapıyormusun? Spora falan gidiyormusun?

Paris: Yemek yemeyi severim ve çok yerim özellikle Mc Donalds ve fast food ürünleri ama genelde hep iş için dışarıda ve çok yoğun bir programım olduğu için bu benim için bir egzersiz gibi oluyor.

Saba: Her gün spor yapar mısın peki?

Paris: Hayır ama birkaç ayda bir pilates yapıyorum zamanım oldukça ama iş için çok seyahat ettiğim için bu benim için bir spor oluyor.

Saba: Ama seyahat ettiğin zaman da yemek yiyorsun ve sonuçta bu kilo aldırmıyor mu?

Paris: Hayır bunun için anneme de genetik olarak teşekkür etmem gerekir.

Saba: Ama çok su içtiğini biliyorum.

Paris: Evet çok içiyorum

Saba: Mesela günde ne kadar ?

Paris: Günde birkaç şişe yeterli oluyor. Annem hep çok su içmemi, güneşten uzak durmamı ve cildime dikkat etmem gerektiğini söyler o yüzden hep annemin sözünü dinledim.

Saba: Güneşten uzak mı durursun hep ?

Paris: Evet genellikle yüzümü çok güneşe çıkarmam.

Saba: Gördüğüm kadarıyla annenin sözünü hep dinliyorsun.

Paris: Evet

Saba: Başka ne diyor peki, ne tarz tavsiyeler veriyor?

Paris: Hayatla ilgili herşey, mesela erkeklerle ile ilgili tavsiyeler…

Saba: Peki erkekler hakkında konuşalım erkeklerle ilgili ne tarz tavsiyeler veriyor?

Paris: Annem mesela herkes gerçek Louis Vuitton çantayı ister ama sokakta satılan bir Louis Vuitton çantayı herkes elde edebilir. O yüzden zor elde edilen olmak herkesin ilgisini çeker.

Saba: Yaptığın bir röportajda eğer bir erkekle aşk yaparsan erkeğin ilgisi daha az sürüyor demişsiniz.

Paris: Evet bence gerçekten aşk yaşayabileceğiniz kişiyi beklemek gerekir. Yoksa size saygı duymazlar çünkü sizi direk elde edebileceklerini düşünürler ve bence bu güzel tavsiye.

Saba: Peki evlenmeyi düşünmüyor musun ?

Paris: Şimdi değil çok yoğunum ama ileride.. herkesin hayalidir evlenmek ve aile kurmak ama şimdilik sadece işime odaklanıyorum.

Saba: Peki birini sevdiğin için mi evlenmek istiyorsun yoksa çocuk sahibi olmak için mi?

Paris:  Mesela aileme bakarsak annemle babam annem 15 yaşındayken tanışmışlar ve şu an 4 çocukları var, çok mutlular ve birbirlerinin en iyi arkadaşları. Ve bence hayatımın aşkını bulup güvenebileceğim biriyle evlenmek ve aile kurmak çok önemli ve bunu çok isterim sadece şimdi değil.

Saba: Peki bir erkekte en çok dikkatini çeken, önemli olan şey nedir?

Paris: Aslında gözleri. Birinin gözlerine bakarak çok şey anlayabilirsiniz. Onun iyi biri olup olmadığı, sonra o kişinin karakteri önemli eğer beni güldürüyorsa eğlenceli biri ise…

Saba: Bir kadının gülmesi çok önemli değil mi?

Paris: Bence gülmek ve mutlu olmak çok önemli.

Saba: Mutlu olmaya çalışmak ve mutlu olmak çok önemli bence de. Ruhani şeyler ilgini çeker mi?

Paris: Evet mesela ruhani şeyler hakkında bilgi veren kitaplar çok okurum. Secret, Power of …

Saba: Karma’ya inanırmısın peki?

Paris: Evet inanırım mesela nazar boncuğunu çok severim. Şu an üstümde yok ama her zaman takarım. Bu farklı birşey mesela.

Saba: Nedir bu?

Paris: Bu hayatın anahtarı gibi birşey. Hayatın güzel olduğunu anlatıyor. Türk bir tasarımcı tarafından hediye edildi bana.

Saba: Evet çok güzelmiş, peki meditasyon veya başka birşey yapıyormusun enerjin için? Çünkü çok seyahat ediyorsun.

Paris: Bazen yoga yapıyorum. Kendime zaman ayırmam önemli. Arada bir durup nefes almak, rahatlamak ve herşey için şükür etmek önemli.

Saba:  Evet çok önemli herşey için şükür etmek. Belki de herşeyin anahtarı..

Paris: Bence de

Saba:  Futbola ilgin var mı peki?

Paris: Tabiki, dünya kupasını izlemeye gittim ve maçları izledim. Her zaman sporla alakalı biri oldum eskiden de buz hokeyi oynardım.

Saba: Peki Türkiye’ye gelmeden önce Arda’nın hiç maçını izledin mi veya google da aradın mı ?

Paris: Hayır ama basın danışmanım birkaç bilgi göndermişti. Çünkü birlikte çalışacağım kişinin bilgilerine bakarım ve futbol oyuncusu olduğunu öyle öğrendim.

Saba: Evet daha önce de Galatasaray’da oynadıktan sonra Atletico Madrid’e gitti  ve kendisi de çok ünlü biri.

Paris: Nişanlısı da çok güzel biri, Shakira ya benziyor.

Saba: Tanıştınız mı?

Paris: Beraber fotoğraflarını gördüm ve Shakira’ nın tıpatıp aynısı olduğunu düşünüyorum. Başta Shakira zannetmiştim. Çok güzel biri.

Saba: Bence de çok şeker ve çok güzel biri ve dilerimki ileride…. Şu an dedikoduya geçtik ama…bu bizi farklı yerlere götürür…

Saba: Televizyon, müzik ve aktristlik deneyimlerin oldu bunlardan en çok hangisini sevdin?

Paris: Hepsini severim aslında ama en çok müziği seviyorum. Her zaman benim için bir tutku olmuştur. Küçük bir kızken piyano ve keman çalardım aynı zamanda da koroda şarkı söylerdim, o yüzden tercihim müzik.

Saba: Müzik,müzik,müzik… Başka bir albüm çıkarmayı düşünüyor musun ?

Paris: Evet şu an onun üstünde de çalışıyorum ama çok yoğun olduğum için daha bitiremedim. Daha yeni projelerim de var.

Saba: Bazen hiç böyle eve gideyim ve birkaç hafta dinleneyim, hiçbir yere gitmeyeyim dediğin oluyor mu ?

Paris: Gelecek yıla kadarki programım dolu ama arada tatile gidiyorum. 2 hafta önce Maui’ye gittim 1 haftalığına tatil yapmış oldum güzel bir tatildi.

Saba: Peki çok yorulmuyor musun tamam bu bir iş ve buradan para kazanıyorsun bu seni çok yoruyor mu? Biraz da kendine zaman ayırabilsen mesela…

Paris: Bazen.. ama aileme çok yakınımdır ve her hafta yemek yeriz bu benim için bir boş zamanım gibi bir de hayvanlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum

Saba: Anladım, peki Türkiye de en çok sevdiğin yemek nedir?

Paris: Buradaki bütün yemekleri çok seviyorum özellikle kebap, dolma… tam bilemiyorum çok yemek yedim burada ama çok güzeldi, pilav da çok güzeldi.

Saba: Evet çok güzel ama burada kilo alacaksın ama duydum ki Türkiye de bir filmde rol alacakmışsın galiba Sinan Çetin’in filminde…

Paris: Evet kendisi çok komik biri sette tanışmıştım.

Saba: Sadece 1 günlük oradaydın değil mi?

Paris: Birkaç günü çektik ve yarın tamamen filmin çekimini bitirebileceğiz.

Saba: Her zaman ailenle konuşur musun mesela gün içinde sadece annenle mi kardeşinle mi konuşursun? Kimle genelde ?

Paris: Evet annem ve ablamla çok konuşurum

Saba: Günde kaç kez ?

Paris: Değişiyor genelde ablamla buluşacaksam günde 5-6 kez annem ise günde 3 kez arar beni.

Saba: Yani mutlu veya mutsuz olduğunda her zaman onlarla konuşursun değil mi veya başka bir konu varsa

Paris: Her zaman herşey için gittiğim tek insanlardır.

Saba: Paris, birşey sormak istiyorum hayatında herkes geri çevrilmiştir bir erkek tarafından bu hiç senin başına geldi mi?

Paris: Hayır

Saba: Gerçekten mi

Paris: Ne zaman bir ilişkiye başlasam bitiren taraf ben oluyorum.

Saba: Mesela bir erkeği çok beğendin ama o sana seni beğenmediğini söylüyor. Hiç başına böyle bir olay geldi mi?

Paris: Çok şükür öyle birşey olmadı hiç…

Paris: Erkeklere genellikle ben yaklaşmam genelde onlar benimle konuşur, bana gelirler. Ben genelde çok utangaç birisiyimdir. O yüzden hiç başıma gelmedi böyle bir olay.

Saba: Biliyor musun ne zaman bir bayan görsem fotoğraf çektiren belkide dünyada da böyledir ama Türkiyede ne zaman bir bayan görsem çoğu senin stilinde poz veriyor fotoğraf çektirirken. Yan durarak…

Paris: Paris pozu…

Saba: Seyircilerede Türkçe anlatmak istiyorum bunu

Paris: Evet çok iyi yaptın tıpkı benim gibi

Saba: Her zaman senin gibi olmaya çalışıyorlar Bence aynanın önünde bu pozu çalışıyorlar. Ne yapıyorlar bilmiyorum ama hep bu poz… ama bu sensin…

Paris: Neden olmasın işe yarıyor…

Saba: Evet kesinlikle işe yarıyor ve insanların senin gibi olmaya çalışmaları hoşuna gidiyor mu ? Sadece senin gibi olmaya çalışabilirler ama…

Paris: Çok gurur verici ne zaman bir imza gününde olsam veya başka yerde insanlar benim gibi giyinmiş, ellerinde Chiuvava köpekleri,saçları bana benziyor. İnsanlara ilham vermem beni mutlu ediyor.

Saba: Peki insanlar seni gördüğünde ne diyor ne soruyorlar ?

Paris: Genelde değişik şeylerle karşılaşıyorum. İdolü olduklarımı, modellik nasıl yapabileceklerini, iş kadını nasıl olunacağını veya nasıl bir marka yaratabileceklerini soruyorlar tavsiye almak için.

Saba: Çoğu kadın iş kadını olmaya çalışıyor ve onlara başlangış için nasıl tavsiyeler verebilirsin? Nasıl başlayabilirler ve işlerini sürdürebilirler?

Paris: Bence önemli olan etrafında düzgün bir takımının olması ve ne yapmak istediğini çok iyi bilmek. İyi bir reklamcı ve doğru sosyal pazarı yakalamak önemli. Özgüven çok önemli ve düzgün bir kişiliğinin olması da çok önemli. Ama en önemlisi ise çok sıkı çalışmalısınız.

Saba: Evet herşey çok sıkı çalışmakta ve sen çok çalışıyorsun ve iş icabı geziyorsun. Hiç gitmediğin bir yer var mı ?

Paris: Sanırım dünyanın her yerine gittim sayılır.

Saba: Peki bana dünyanın en sevdiğin yerini söyleyebilirmisin?

Paris: İstanbul’u çok seviyorum ama yaz tatili için Saint Tropez veya İbiza. Rahatlamak içinse Fiji veya Bora Bora yı tercih ediyorum.

Saba: Tabiki başka bir yere gideceksin rahatlamak için çünkü çok seyahat ediyorsun. Aynaya baktığında kendini nasıl biri olarak görüyorsun ? Ne diyorsun kendine ? Akıllıyım,güzelim,başarılıyım,şanslıyım tarzı şeyler mi?

Paris: İyi biriyimdir, cömertim, hayatı seviyorum ve çok iyi biriyimdir.

Saba: İyi bir insan olmak çok önemli ama bence şans da çok önemli.

Paris: Şans mı ?

Saba: Evet şans ve güven de önemli.

Saba: Tabiki iyi birisindir ve herkes kalpten iyidir ve şans da onların yanında olur.

Paris: Kesinlikle, hayata ne kattığın önemlidir ve bu kattığın şey de tekrar sana geri döner.

Saba:Kesinlikle, en son ne zaman ağlamıştın ?

Paris: En son üzücü bir film izlemişştim ismi The other night beaches çok eski bir film. 10 kere izlemişimdir ve her izlediğimde ağlarım. Çünkü çok duygusal bir film. Filmde kadın kanserden ölüyor ve bana ananemi hatırlatıyor. Ben de ananemi birkaç yıl önce kanserden kaybetmiştim ve her seferinde ananemi bana hatırlatıyor film ve ağlıyorum.

Saba:Filmi ağlayacağını bile bile izliyormusun peki 10 kere?

Paris: Evet çok eski bir film aslında

Saba: Bazen insanların ağlamaya ihtiyacı oluyor bence.

Paris: Evet herkes insan sonuçta ve insanlar ağlamadıklarını söylerse yalan söylemiş olurlar.

Saba: Belki ananeni özlemişsindir ve filmi her izlerken onun için birşeyler yapıyor gibi hissediyorsundur.

Paris: Evet her zaman onu düşünüyorum. Kesinlikle

Saba: Çok zor, umarım neredeyse iyidir ve bizi izliyordur şu an cennetten.

Saba: Mesela daha başka ne sorabilirim sana ? Kahvaltıda ne yedin mesela sonra öğle yemeğinde ve akşam?

Paris: Kahvaltıda fransız tostu, portakal suyu, yumurta ve mısır gevreği yedim. Öğle yemeğinde de kebap, pide, humus daha akşam yemeği yemedim ama.

Saba: Daha akşam yemeği yemedin ? Peki akşam ne yemeyi planlıyorsun belki de kebap tekrardan…

Paris: Burada olduğum günden beri kebap yiyorum büyük ihtimal Cipriani’ye giderim otelin içindeki İtalyan restoranına çok lezzetli.

Saba: Türkiye’ ye tekrar gelmeyi düşünüyor musun ?

Paris: Kesinlikle burada daha çok işim var.

Saba: Aynı markayla mı ?

Paris: Bu markayla evet ve başka şeylerde var ve çok heyecanlıyım tekrardan geleceğime. Bir dahaki sefere daha çok zamanım olur da alışverişe giderim.

Saba: Alışverişe mi ?

Paris: Evet alışverişe, bu sefer çok vaktim olmadı.

Saba: Evet bir dahaki sefere daha çok boş vaktin olur hem alışverişe hemde başka şeyler için

Saba: İstanbul’dan sonra nereye gidiyorsun peki?

Paris: İstanbul’dan sonra New York’a gidiyorum iş görüşmesi için ve sonra LA,Peru ve Chili de Paris Hilton el çantaları ve aksesuarları için mağaza açılışına ve sonra Singapur, Çin, Şangay…herhafta seyahatteyim.

Saba: Uçaklardan korkmuyorsun galiba ?

Paris: Hayır, uçaktayken gerçekten rahatlamış hissediyorum, telefon yok ve sadece benim kendi zamanım…

Saba: Paparazziler hakkında ne düşünüyorsun ?

Paris: 15 yaşımdan beri benim hayatımın bir parçası oldular ve alışıyorsun zamanla. Sadece 100 lercesi sizi bir arabanın arkasından kovalalıyorsa bu biraz ürkütücü oluyor.

Saba: Bazen hiç gidin etrafımdan dediğin zamanlar olmuyor mu ?

Paris: Evet öyle bir durum olduğunda kız kardeşim genelde geliyor, başka biri arabamı başka yerde bekletiyor ve paparazziler yanlış arabayı takip ediyorlar. Böyle ufak tefek numaralar yapıyorum eğer o gün tatil yapıyorsam. Çünkü Disneyland’a veya başka bir yere gidiyorsam beni takip etmelerini veya rahatsız etmelerini istemiyorum çünkü genelde evimin önünde bekliyorlar.

Saba: Bazen çok iyi arkadaş bulmak çok zor oluyor özellikle ünlü biri olduktan sonra çünkü çocukluğundan çok iyi arkadaşların oluyor ve onlarla devam da edebiliyorsun hayatına. Ama ünlü olduktan sonra insanlar sana karşı dürüst olmuyor. Senin durumun nedir ? gerçekten çok iyi arkadaşların var mı, onlarla gerçekten eğlenebildiğin, konuştuğun, dertleştiğin ?

Paris: Los Angles da gerçek arkadaş bulmak çok zor çünkü insanların gerçek niyetlerini anlayamıyorsun, onlara güvenemiyorsun. Ama en yakın arkadaşım Carie benimle Türkiye’de şu an ve ilk seferi burada. Onunla hep seyahat ederim ve kendisine çok güvenirim. Benim en yakın arkadaşım. Çok az güvendiğim insan vardır ve o da içlerinden biri.

Saba: Daha çok erkek arkadaşın mı var yoksa kız arkadaşın mı?

Paris: İkiside ama çoğunlukla kız.

Saba: Çoğunlukla kız, peki kızların yanında daha rahat mı oluyorsun erkeklere göre ?

Paris: Erkek arkadaşım da var ama kızlarla herşeyi rahat konuşabiliyorum ve onlara güvenebiliyorsun.

Saba: Tabi ki kızlara güvenmek güzel birşey peki erkeklerle nasıl gidiyor bu durum ?

Paris: Her zaman çok kalabalık bir grupta büyüdüm kız kardeşim, en yakın arkadaşlarım,kuzenlerim ve erkek kardeşlerim. Tam bir aileyiz.

Saba: Büyük bir ailede büyümenin de kolaylığı var tabiki. Çocuk evlat edinmeyi düşünüyor musun yoksa kendi çocuğunun olmasını mı istiyorsun ?

Paris: Kendi çocuğumun olmasını isterim ama ileride ve bence bayanlar kendi çocuklarına sahip olmalılar.

Saba: Peki izleyicilere ve Türk hayranlarına özel birşey demek ister misin veya Türkçe söz biliyor musun hiç ?

Paris: O ne demek ?

Saba: Merhaba, hello demek

Paris: Bana biraz öğretebilirsiniz

Saba: Tabi ki ne öğrenmek istiyorsun  ?

Paris:”Thats hot” nasıl dersiniz?

Saba: Tam türkçe karşılığı yok malesef. Çok zor öyle çevirmek.

Paris:  Whats up nasıl denir peki?

Saba: Noluyor, whatsup

Paris: Güzel

Saba: Başka birşey var mı öğretmemi istediğin

Paris: “beautiful” güzel nasıl denir?

Saba: Güzel beautiful demek. The weather is beautiful, hava çok güzel…

Saba: Sorumu tekrarlayayım, türk hayranlarına ve izleyicilere birşey söylemek istermisin?

Paris: Kameraya doğru mu hangisine burada çok kamera var

Paris: Merhaba Türkiyedeki herkes İstanbulda olmayı çok seviyorum ve eğer elbisemi beğendiğseniz De facto dan alabilirsiniz.

Saba: Herhangi bir televizyon programı veya televizyon ile ilgili birşeyler yapmayı planlıyor musun ?

Paris: Her geçen gün insanlardan değişik konseptlerde değişik programlar yapma teklifi alıyorum ve uzun süredir de bunu yapıyordum. Çok fazla zaman gerektiren bir iş.

Saba: Belki ileride yaparsın… Burcun nedir?

Paris: Kova

Saba: Hangi ay

Paris: Şubat

Saba: Kovaların çok zeki ve akıllı olduklarını söylerler.

Paris: Dahi olurlar aynen.

Saba: Burçlara inanır mısın peki?

Paris: Evet bütün astroloji ve burç kitaplarını okurum. İnsan hakkında çok fazla bilgi edinebilirsiniz. Kendiminkini hep okuyorum ve tıpa tıp aynı.

Saba: Ne zaman biriyle tanışsan o kişinin hemen burcunu sorar mısın bu kişiyle iyi geçinebilirmiyim yoksa geçinemezmiyim diye.

Paris: Eğer birini gerçekten beğenirsem evet doğum gününü de öğrenirim Çünkü onları tanımadan önce burçlarından birkaç şey öğrenebilirsiniz.

Saba: Hepimizin hayatta bir amacı olduğunu düşünüyorum Mesela biz karmadan bahsettiğimizde aramızda da belki bir karma vardı. Hiç kendi amacını düşündün mü, neyi hedeflediğini?

Paris: Amacım insanları mutlu etmek olduğunu düşünüyorum. Ne zaman seyahat etsem insanlarla tanışıyorum ve insanları mutlu hissettirdiğimi düşünüyorum. Bu beni iyi hissettiriyor. Ayrıca diğer insanların bir nevi sesi olduğum için mutluyum özellikle hayır işi yaparken. Annem bana bunun çok önemli olduğunu söyler küçüklüğümden beri.

Saba: Hayır işi yaparken kendini rahatlamış hissediyorsun değil mi?

Paris: Evet muthiş hissediyorum kendimi özellikle Make a Wish kurumuna geldiklerinde ve onları gördüğümde çok mutlu oluyorum.

Saba: Peki onları gördüğünde onları kötü hissetmiyor musun ?

Paris: Bana enerji veriyorlar ve aslında üzülüyorum da. Eve gittiğimde de ağlıyorum tabiki. Çünkü kurumdaki birçok çocuk  hasta olabilir ve 10.yaş günlerini bile göremeyebilirler. Bu beni çok üzüyor.

Saba: Çünkü çok iyi kalpli birisin ve birini üzgü, acı çekerken görünce etkileniyorsundur tabiki.  bu durum iyi kalpli insanları çok etkiler.

Paris: Kesinlikle

Saba: İnsanları mutlu etmek için, güldürmk için amacının olduğunu söylüyorsun değil mi ? Sıkıntılardan kurtarmak için.

Paris: Tabiki iyi bir insan olmak ve hayatı dolu dolu yaşamak. Çünkü hayata bir kere geliyoruz ve en iyi şekilde vaktimi geçirmek istiyorum.

Saba: Seyircilere sana birşey sormak istiyorlar mı diye sordum ama ben bütün soruları sordum galiba. Özel birşeyden bahsetmek ister misin veya kendinden biraz daha bahsedebilirsin. Bayanlara ciltleri için bir tavsiyede bulunabilir misin ?

Paris: Cilt için kesinlikle güneşten kaçının, krem ve nemlendirici kullanın her sabah ve akşam.

Saba:Daha başka kremlerin var mı peki? Mesela yüz için, burun için veya yanaklar için…

Paris: Hertürlü güzellik ürünüm var ve bence cildine önem göstermek çok önemli

Saba: Çok genç yaşta cildine önem vermek tabiki çok önemli. Paris bizim için bir onurdu seni görmek çok teşekkürler geldiğin için çok memnun kaldık. Seni tanımak güzeldi.

Paris: Sizin hakkınızda çok iyi şeyler duydum ne kadar arkadaş canlısı,sıcakkanlı ve iyi niyetli birisi olduğunuzu.

Saba: Ne zaman türkiye ye gelirsen bizi arayabilirsin sırf iş için değil normal gezmek içinde. Tekrardan çok teşekkürler.

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da42 sorgu var. 4,038 saniyede yüklendi.
bahis siteleri