escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort

‘Kalk Gidelim’ Dizisinin İlk İzleme Gecesinde Yapım Ekibi ve Dizi Oyuncuları Bir Araya Geldi

Söz’de Fatma mı yoksa Ateş mi Ölecek?

Klavye Delikanlıları 8. Bölüm Fragmanı

Video: Tuba Büyüküstün’ün Geçmişten Günümüze Değişimine Tanık Olun

Nilüfer Açıkalın: “Hayat bu kadar yorucu olmamalı”

Dizi Röportajları 18 Haziran 2012

Nilüfer Açıkalın

Biz onu oyuncu kimliğiyle tanıdık ama Nilüfer Açıkalın’ın içinde büyüttüğü bir yazar kimliği de var…
Öykülerini topladığı ‘Çakır Zamanlar’ kitabı hakkında konuşmak için buluştuğumuz Açıkalın, oyunculuğa da kapılarının sonuna kadar açık olduğunu söylüyor: “Artık televizyona bakıp rol veriyorlar. Bu yüzden sanırım bir dizide oynayacağım”

‘Çakır Zamanlar’da yer alan öyküler, hayatınızdan izler taşıyor mu?
Bazen öykülerimin merkezinde, bazen kıyısında köşesindeyim. Kimi zaman da seyirciyim. Her yazarın anlattığında kendisi gerektiği kadar bulunur, gerekmedikçe yazar kimliğini gizler ya da başkalaştırır, öykü ne isterse yazar onu yapar. İşin zevkli yanı da bu. Okuyucu, sadece yazarın istediği, izin verdiği kadarıyla yazarı hisseder.

Kitabı, kahramanları üzerinden konuşabilir miyiz?
Her zaman, ne kadar isterseniz konuşabiliriz. Benim de, kahramanlarımın da hiçbir soruya veremeyecekleri yanıt yok. Kahramanlarımın amaçları, bulunuş nedenleri belli ve her biri kahramanlığının farkında olduğu için cesur. Çoğu hayalgücümün ürünü ama sayfaya döküldükten sonra, sanki birgün kendisiyle karşılaşıverecek-mişim gibi gerçek oluyorlar. Bu bazen ürkütücü geliyor ama heyecanlı da.

Kendinizden bir öykü kahramanı yarattınız mı hiç?
Öykülerimin her birinde farklı karakterler var, bazen bir öykü, yapısı gereği, birçok karakteri bir arada barındırıyor. Yazım sürecinde hangi karakterle uğraşıyorsam onun ruhunu yansıtabilmek için o olmak, onun gibi hissetmek, davranmak, düşünmek, konuşmak gerekiyor. Henüz kendimi bir öyküde kahraman olarak kullanmadım ama kahramanları yaratırken kendimden çok faydalandım.

“Yazarlığım oyunculuğumdan  daha eski”

“Oyunculuğum ve yazarlığım her zaman bir arada gitti, birbirini besledi” demişsiniz. Bu kitabı yazarken oyunculuğunuzun nasıl bir faydası oldu?
Yazarlığım oyunculuğumdan daha eski ve bana göre daha ileri. Ama oyuncu olmasaydım yazarlığım bu noktaya gelmezdi sanıyorum, çünkü oyunculuk eğitimi; insanları tanıma, anlama, gözlem yapma, karakter yaratma, zamana, mekana, ortama uygun halde yaşatma gibi konularda dünyamı zenginleştirdi. Çok ciddi bir oyun edebiyatı külliyatını okuma fırsatım oldu. Birçok rol oynayarak insanlar, sosyal ve politik kavramlar, ilişkiler hakkında fikirlerim gelişti, bakış açım genişledi. Oyuncu olmak yazar kimliğimi gölgede bırakmaya çalıştıkça daha çok aydınlanıyorum, çünkü yazma disiplinim bütün önyargıları hiçe sayacak kadar ciddi.

Kendinizi daha çok yazar mı yoksa oyuncu olarak mı görüyorsunuz?
Oyunculuk; eğitimini de aldığım işim. Yazarlıksa; varoluş nedenim. Kendimi daha çok yazar olarak görüyorum çünkü işimi yaptığım alanda benim gibi bir karakter yapısıyla dışlanmak çok kolay. Daha dışadönük, daha hırslı olmak lazım, gerektiğinde başkalarını ezip geçmeli ya da dünyanın kendi etrafında döndüğüne kendini ve herkesi inandırabilmelisin. Böyle bir yanılsama bana akıllıca gelmiyor. İnsanız işte, birer hayat yaşıyoruz, yüzyüze bakıyoruz, alt tarafı bir rol oynuyoruz ve bitiyor, geriye arkadaşlıklar kalıyor ama çoğu kişi görünür olmak adına çok saçmalıyor, hayat bu kadar yorucu olmamalı.

“Gönlüm sinemadan yana”

Bundan sonra ne bekliyor sizi?
Bazı plan programlar var ama sete gidip de oynamaya başlamadan üzerinde konuşmamak gerek. Çünkü her an her şey değişebilir. Benim gönlüm her zaman sinemadan yana. Dizilerden uzak durmamın bir sebebi de bu ama maalesef artık sinema için bile televizyona bakıp rol veriyorlar. İşimi yapmayı çok özledim, o yüzden bu yıl dizide rol alacağım sanırım.

Nasıl bir karakter olacak?
60’lı yıllarda yaşayan, gizemli, yaralı, kıvrak bir hanım. Umarım bu ipucuyla merak uyandırabilmişimdir.

“Herkesin fikrini merak ediyorum”

Takip ettiğiniz köşe yazarları kimler?

Bazı konularda herkesin fikrini merak ediyorum, ne düşündüklerini anlamaya çalışıyorum ama yazdığını gördüğümde okumadan geçemeyeceğim birkaç köşe yazarı var. Şimdi aklıma gelmeyenler de olabilir, o yüzden isim vermeyeyim.

En son okuduğunuz kitap?

‘Hiç İçin Metinler’, Samuel Beckett.

En son aldığınız müzik CD’si?

Bizon Murat’ın Beyoğlu’nda kendi elinden aldığım ve imzalattığım ‘Siya Siyabend’ albümü.

En son izlediğiniz film?

‘Can Dostum’ adlı filmi izledim.

Eric Toledano ve Oliver Nakache yönetmişler, iki yönetmenli dostluk filmi. Gayet güzeldi, izlerken iyi zaman geçirdim.

“iSTANBUL’LA BAŞINA BUYRUK AŞIKLAR GiBiYiZ”

“Şehir benim en önemli beslenme kaynaklarımdan biri. İstanbul aşığıyım. İstanbul’la aramda hastalıklı bir aşk var, o da bunu biliyor. Bu aşk platonik olmaktan çok karşılıklı bir ilişki. Zaman zaman beni kendisinden kaçırtıyor, zaman zaman da çağırıyor. Bazen gidiyorum, bazen gitmiyorum. İstanbul’la, başına buyruk aşıklar gibiyiz. İstanbul beni çok seviyor. “

Milliyet Cadde

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da117 sorgu var. 1,827 saniyede yüklendi.
halkalı esocrt kayaşehir esocrt
cinsel sağlık