escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan Pendik Escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Küçük Değilim Ben!!

Editörden, Sinema, Tv Magazin 13 Şubat 2013

Yandaki turuncu dairelerden hangisi büyük diye sorsam cevabınız ne olur? Sağdaki, değil mi? “Yahu, apaçık ortada işte, sen de tutuncu-dairebizimle eyleniyon mu?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, sağdaki daha büyük görünüyor ama bu daireler hakkında bilmeniz gereken bir şey var. Müsaadenizle anlatayım…
Alman psikolog Ebbinghaus’un 19. Yy’da keşfettiği bir göz yanılgısı bu! Evet, göz yanılgısı… Aynı boyuttaki objeler, etrafındaki cisimlerle kıyaslanarak büyüklükleri ya da küçüklükleri hakkında farklı algılamalara taşır bizi, işte bu örnek de yanılsamayı gösteren deneyi. Yaniii… Turuncu daireler aynı boyutta aslında! Ama biz, istemsiz bir şekilde, yanındakilerle kıyas ederek, aynı boyuttaki iki cismi farklı görüyoruz, “sağdaki büyük abi…” deyip geçiyoruz. Soldakini tıfıl gösteren etrafındaki iri kıyımlar…Sağdakini dev gösteren yanındaki bıcırıklar…

Celal ile Ceren hakkında yazdığım son yazının üzerinden bir-iki hafta geçti. Biz o zaman, hikâyenin fazlasıyla bize yabancı unsurlarla oluşturulduğunu, “bizim insanımız” denilerek hiç alakamızın olmadığı ahlak enfeksiyonuna yakalanmış tiplerin perdeye taşındığını, absürtlüğün ziyadesiyle abartıldığını ve son olarak, her daim eleştirilen ama o eleştirilerin bir türlü film yapımcılarının ve senaristlerinin kulağına ulaşamadığı “küfürlü konuşma” meselesinin ısrarla karakterlerde uygulandığını belirtmiştik. Rahatsızlığımızı ifade etmek bizi rahatlattı belki… Ama bu bir-iki hafta içinde öyle şeyler oldu ki rahatlayan bizler, olumsuz yorumlarla filmi eleştirenler, bu arkadaşlara üzülür olduk hakikaten. Evet, bazen kısa diyebileceğimiz bir zaman dilimi, içinde ne de çok şey taşıyor, değil mi?
hqdefaultŞahan Gökbakar, esasında televizyondaki programlarında ve hatta sinema filmlerinde hep aynı tipteki karakterleri canlandırıyordu. En başından beri az-çok takip eden biri olarak diyorum, “En hızlı Laf Sokan Adam”.. “Şöminesinde Para Yakan Adam”.. “Durmadan Küfür Eden Adam”.. pişirdiği pırasadan dolayı kocasının paçalarından akacak şekilde, özür diliyorum, ishal ettiren Nevriye Budak tiplemeleri.. Aslında aynı kapıya çıkıyordu hepsi. Recep İvedik de böyle başlamıştı. Salih abisine oturduğu yerden “İyi sil oraları, iyi silll!!!”diye bağıran sakallımız, birasını yukarıya çekmediği için üst katta oturan komşusunu, aşağıya sarkıttığı sepeti çekerek düşüren bir adamdı başlangıçta.
“Mesela”ları arttıralım… Skecin başında Şahan’ın canlandırdığı adama mikrofon uzatıldığını görüyorsanız, biraz sonra Şahan’ın bağıracağını ve muhabiri sıkıştıracağını tahmin edebilirsiniz. Recep İvedik’in “Konuşma leynnn!!”leri de aynı membadan fışkırıyordu zaten. Ya da bir kireç önleyici markasının reklamıyla dalga geçiyorsa, karşısındaki kadıncağız elinde rezistans olan sinirli ustamızın fırçasını yiyecektir çaresiz. Bir örnek de makaraya sardığı tartışma programlarından olsun. Doçent ünvanlı hocanın Profesör ünvanlı hocayı azarladığı, fazlaca saçma bulunacak ispat yöntemleriyle bağıra çağıra programı tarumar ettiği örneklerdi bunlar da.
Lafı çok uzattım, özetle, Şahan bir dönem çok başarılı oldu ve yiğidin hakkını teslim edelim, beklenenden daha fazla etki oluşturdu kesinlikle. Ama saldırgan üsluplu tiplemeleri kendince yorumluyordu, espri malzemesi yapıyordu hep. Hep!!! Bu yüzden kimseyi şaşırtmadı Cem Yılmaz’la polemiğe girmesi.. hiç şaşırtmadı Halil Sezai ile dalga geçmesi.. hiç şaşırtmadı “Celal ile Ceren”de Şafak Sezer’in son filmine atıfta bulunması.. ve yine hiç şaşırtmadı İnci ve Ekşi Sözlükle atışması…
Netice ne oldu? Celal ile Ceren, IMDB’nin en kötü filmler listesinde birinci sıraya oturdu. Evet, dünyanın en kötü filmi: “Celal ile Ceren”!!! O kadar eleştiren bir adam olarak, bana bile fazla geldi bu son durum, inanın! Biz dahi üzüldük bu duruma…
Siz söylemeden ben araya gireyim, evet, sözlüklü arkadaşların organize hareketinin eseridir bu sonuç, elbette gerçeklik yanı yok bu açıdan… Ama Şahan’ın filmi, böylesi bir “polemiğe girilmeden” zaten en kötüler listesindeydi. Birinci olmasa da en kötülerin içerisinde görünecekti. O kadar gayret… o kadar istek… Sonuç: Berbat!
Sorabilir miyim, bu sonuç bir tartışmanın neticesi olsa da Şahan’ın kariyerinde kötü bir leke olarak durmayacak mı? Geleceğini planlarken, hep derin bir hendek olmayacak mı bu hazin netice? Emin olabilirsiniz, bazıları da şunu iddia edecektir: “Şahan zaten listeye giren filmini oradan çıkarabilmek için Sözlükçülerle bir danışıklı dövüşe girdi! Böylelikle bunu bir polemiğin sonucu olarak gösterdi ve kendisini de filmini de kurtardı!”. Böyle bir iddia karşısında Şahan’ın söyleyeceği çok fazla bir şey olmayacağı için, atışma-tartışma çok çabuk unutulacak ama ortada “En Kötü” olmuş filmi kalacak, hafızalarda yer edinen bu olacaktır ne yazık ki! İşte buna üzülmeli.
Sonra bir taraftan 3 milyona yakın izleyicinin filme gitmesi de var. Aslında, meselenin en zor izah edilen kısmı bu olsa gerek. Yani Şahan’ın “Amannn! Çok da tınnnn!! Çok da fiiiifiiii!!” demesi boşuna değil. Kendine güveni var, çünkü son dönemde gösterime giren filmlerin hepsinin önüne geçti, hepsinden daha fazla izlendi filmi. Bu yüzden başlarda hiç önemsemedi, hatta alaya aldı ve üzerine “Haydi sözzzlük çocukları… Bir Türk filmi daha girsin listeye” gibi çağrılarda bulundu. Ama sormak lazım, “Celal ile Ceren”i hangi filmlerle kıyaslayarak başarılı buluyor? Hangi yapımlara göre üstün görüyor? İzleyicinin beğenisi elbette bir kalite göstergesidir, ama seyircisini hangi rakiplerinin elinden kapmış? Bu da önemli, öyle değil mi?
Cem Yılmaz’ın gösterisinden almış olamaz çünkü gişe durumları neredeyse aynı. Öyleyse insanlar hangi seçenekten vazgeçip Şahan’ı tercih ettiler? Şahan’ı kimlerle karşılaştırıp başarılı buldular, çok izleyerek desteklediler? Müsaadenizle cevap vereyim… “Karaoğlan”.. “GDO”.. Biraz daha geri alır ve aynı türden örnekleri verirsek “Oğlum Bak Git”.. “Moskova’nın şifresi Temel”.. “Öz Hakiki Karakol: Asayis Berkemal Aga” .. “Berlin Kaplanı”.. “Laz Vampir Tirakula”.. “Seninki Kaç para?”.. “Bana Bir Soygun Yaz!”.. ve en önemlisi “Süper Türk”!!!

Şahan’ı anlıyorum çünkü bu yaratılışımızda var, fıtratımız böyleyken, hamurumuz böyle karıştırılmışken ‘Şahan’da da aynısı var’ diye ona kızamayız. Gözümüz de gönlümüz de aynı şekilde yanılıyor! Şahan’ın bahtsızlığı, küçük mavi dairelerin yanında İzbandut gibi görünürken, kendini birden dev mavi dairelerin yanında bulan turuncu dairenin kaderini yaşaması… Kötü talihini!!! Üstelik artık eskisiyle kıyas edildiğinde, aynısı olması rağmen, daha küçük bulunuyor!!!

Ferhat Nazım BEYDEMİR        
twitter.com/fernazbey      

fernazbey@hotmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da106 sorgu var. 3,472 saniyede yüklendi.