Son Dakika
22 Ağustos 2014 Cuma

12 Kasım 2013 Salı, 17:50
Arşiv Yazılar
Arşiv Yazılar bilgi@televizyondizisi.com Tm Yazlar

Savcı Turgut Marlon Kemal’mi ?

Karadayı dizisini seyredenler  Cumhuriyet Savcısı Turgut’un yaptıklarını hayretler içerisinde izlerken Turgut’un zekasına hayran kalıyorlar. Herkesin hemfikir olduğu konu ise böyle bir Savcı olmayacağı senaristlerin abartılı bir şekilde  hayali bir karakter yarattığı görüşüydü. Bilindiği gibi dizi 1973-1974 lerde geçiyor, O tarihlerde Adliyede bir Cumhuriyet Savcısı ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcı yardımcısı bulunurdu. 1980 lerin ortasında Cumhuriyet […]

Karadayı 43. Bölüm 00006 600x386 Savcı Turgut Marlon Kemal’mi ?Karadayı dizisini seyredenler  Cumhuriyet Savcısı Turgut’un yaptıklarını hayretler içerisinde izlerken Turgut’un zekasına hayran kalıyorlar. Herkesin hemfikir olduğu konu ise böyle bir Savcı olmayacağı senaristlerin abartılı bir şekilde  hayali bir karakter yarattığı görüşüydü.

Bilindiği gibi dizi 1973-1974 lerde geçiyor, O tarihlerde Adliyede bir Cumhuriyet Savcısı ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcı yardımcısı bulunurdu. 1980 lerin ortasında Cumhuriyet Savcısının adı Başsavcı yardımcıların adı ise Savcı olarak değiştirilmişti.  Yani dizideki gibi 1970 lerde Adliyelerde Başsavcılık  diye bir makam yoktu.

Ancak Savcı Turgut vardı. Savcı Turgut karakterine ilham veren 1970 li yılların efsane Savcı yardımcısı Kemal Şimşek’tir. Marlon Brando’ya olan benzerliği Mafyanın anlatıldığı  1972 deki The Godfather   filminin etkisiyle Marlon Kemal olarak anılır. Kemal Savcı 1938 yılında Trabzon, Of’ta doğar ancak , Kemal’in çocukluğu  Of’da değil, bitirim yatağı, delikanlılar beşiği Balat’ta geçer.  Zekasıyla fark yaratan bu genç Hukuk fakültesine girer, öğrenciliği sırasında kanı kaynayan Kemal  aktif olarak öğrenci hareketinin içinde yer alır. Mezuniyet sonrası Erzurum’a Savcı yardımcısı olarak görevlendirilir. Sonra ki durak çocukluğunun geçtiği İstanbul Eyüp’tür. Adını İstanbul’a  Karadayı 45. Bölüm 00003 218x300 Savcı Turgut Marlon Kemal’mi ?önemli bir olayı çözerek duyurmuştu. Zimmetine para geçiren bir kişi, kendisini Haliç’e atıp intihar ettiği izlenimini vermiş ve paralarla kaçmıştı. Savcı Şimşek “Hayali Haliç intiharını” çözerek sanığın yakalanmasın sağlamıştı. Ünü artınca bu kez “Demokrasi ve hukuk’’ dedi. Öğrenciliği sırasında hışmına uğramaktan korktuğu “Komünizm propogandasını içeren” TCK’nın o dönemdeki 141 ve 142’inci maddelerinin kaldırılmasını istedi.

Marlon Kemal, gündüzleri prensiplerinden asla vazgeçmeyen, kanunlara bağlı otoriter bir Savcıyken gece kabadayı alemlerinde yer alıyordu. Bunun sonucu  “Gündüz Savcı, Gece Kurt” olarak anılmaya başlamıştı. O güne dek Savcılığı devletin soğuk yüzü olarak gören halk  Marlon Kemal’i benimsemiş  yaptığı yasa dışı işlere rağmen “Halkın Savcısı” olarak anmaya başlamıştır. Devleti temsil eden bir savcının, böylesine karanlık güçlerle ne işi vardır? Kumar oynuyor ve kaybederse “Ulan savcı kumarda kaybeder mi?” diyerek kumarhane sahiplerinden parasını geri alıyordu. Sadece kumar tutkusu mu onu bu alemin içine çekmiştir? Bu sorunun cevabını yine kendisi bir dava esnasında verir, hakimin “Sen ne biçim Savcısın, senin ne işin var böyle kişilerle, nasıl bunlar arkadaşlık edersin?” sorusu üzerine “Kimi topa meraklıdır, kimi kelebek avcılığına. Bense delikanlı, mert, kabadayı insanların aşığıyım” der. Hilton otelinde özel odası vardı. Çifte tabancalı Marlon bela bir adam, gider  kumar oynar, tüm kumarhanelerden haraç toplar,.kumarhaneler haracını vermezlerse bu kez kaba kuvvete başvurur ve parayı alırdı. İnsanları döven, komiser döven, kaymakam döven, hatta milletvekili bile döven dövdüğü adamlara da “Kemiklerini kırar macun gibi duvara sıvarım. İstanbul’un bütün boyacıları raspa etse duvardan kazıyamaz” derdi.. kumarbaz, halterci ve pehlivan Marlon o zamanki meşhur  sinema oyuncularına bile sopa atardı.

Kırmızı Mercedesli Savcı Marlon Kemal, şıklığına da aşırı düşkündür. Ajandasına ünlü bürokratların ve siyasilerin açıklarını not etmesinden dolayı, dokunulmazdır. Önce Çerkezköye sonra Eskişehire gönderilir.  Ancak İstanbul’dan kopamaz. Marlon 1977 yılında Nurullah Çınar adlı tetikçi tarafından Oflu Osman’ın mekanı Emek Kulüp’te 10 kurşunla öldürülür. Öldürüldüğünde üzerinden, biri tek taş pırlanta, diğeri altın ve beş pırlantalı iki yüzük, 70 bin lira nakit para, Dunhill marka altın kalem ve 14’lü iki Browning tabanca çıkmıştı. Nurullahın İfade bildik tetikçi ifadesidir: “Onurumla oynadı kinlendim vurdum.” Nurullah Çınar’ın arkasındaki azmettiricileri bulmak için Başbakan Ecevit emir verir.  “ Bu iş aydınlatılsın… Ucu kime ve nereye kadar gidiyorsa araştırılsın… Gerçek neyse ortaya çıkarılsın.” Soruşturmayı yürütenler “Marlon Kemal’in telefon defterine, notlarına” ulaştı. Ve aylar ayları kovaladı. İstanbul Polisi ile mafya bağlantısını kuran kişi olarak bilinen emekli Cinayet Müdürü Amiri Ahmet Ateşli’den şüphelenilir. Ancak sonuç alınamaz. Başbakan Yardımcısı Orhan Eyüboğlu  eski polis müdürüydü.  “Ne oldu Marlon Kemal meselesi” diye sorulunca  “ Bir şey çıkmayacak, kapanacak. – Adamın telefon defterinde kimlerin adı yok ki?.. Siyasetten medyaya, iş dünyasından bürokrasiye kadar. – Hangi birini ifadeye çağıracaksın, kimi gözaltına alıp sorgulayacaksın? – Kurcaladıkça işin bilmem nesi çıkıyor.” Demiştir.

Nasıl ? Kırmızı Mercedes’li Savcı Turgut ile Kırmızı Mercedesli Savcı Marlon Kemal arasında bir bağ kurabildiniz mi?

MEHMET MURAT MUTLU

muramut@gmail.com

Etiketler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>