escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan

He-Man “Güç Bende Artık”

Dizi Magazin, Editörden 08 Eylül 2014

Hatırlıyorum da özellikle de erkekler bir araya geldiklerin de abartısız ilk açılan konu spor, dolayısıyla da futbol olurdu.

 Bilen, bilmeyen, anlayan hatta hayatında hiç maça gitmemiş birinin bile yüksek derecede bilgi sahibi olduğunu görürdük. Herkes düşüncesini söyler, arada kızdırmalar, küçük tartışmalar olsa da keyifli saatler geçirirdik.

Sonra siyaset konuşurduk. Ama öyle ayrımcılık yapmadan, içimizi acıtmadan ve kimseyi kırmadan… Yine herkes bu konuda da en yüksek performansı gösterirdi.

Gelinen noktada bu iki ana konumuz ve tıkanan sohbetleri açan en büyük güç artık iki kişi arasında konuşulamaz hale geldi. Hatta futbol maçları insanların sanki içindeki gizli kahramanı ortaya çıkaran birer araç olmaya, kulüp başkanlarının resmen işi ticarete dökmelerine, sahadaki futbolcuların sabırsızlığına ve işin gün geçtikçe raydan çıkmasına sebep oldu. Keza siyasette artık, Demirel, Ecevit, Özal, Erdal İnönü gibi şahsiyetlerin eğlenceli, keyifli ve mizahi hallerinden çıkıp sinir harbine döndü.

10 yıl içinde hayatımıza hızlıca giren diziler sanki bu iki konunun kurtarıcısı gibi, özellikle de son iki yılda ağır bir şekilde hayatımıza girdiği gibi, artık kadın erkek yapılan her sohbetin ilk konusu haline geldi. Şuan için en azından herkesin rahat bir şekilde düşüncesini söyleyebildiği, insanların biraz daha sabırla karşı tarafı dinlediği bir konu başlığı diziler. Ama ilerleyen zamanda bu konunun da insanlar tarafından yanlış anlaşılacağından korkuyorum.

Spor, Siyaset ve sanat aynı yere bakıldığı halde farklı şeylerin görüldüğü, renkli, keyifli, eğlenceli ve her kültürü birleştiren en güçlü silahtır. Ama biz her zamanki gibi yine bu silahı yanlış kullanıp kendi ayağımıza sıkıyoruz.

Uzun bir giriş yapmama sebep olan konu, akşam birkaç arkadaşla birlikte yaptığımız uzun dizi sohbetlerinden kaynaklandı aslında. Artık kimse siyaset ve spor konuşmak istemiyor.

İyi analiz ettiğimizde diziler siyasete çok fazla benzemese de spora, özelliklede futbola çok benziyor. Mesela dizileri futbol takımı olarak düşünebiliriz. Yapımcıları teknik direktör, kanal yöneticilerini kulüp başkanı, kanalları stadyum, dizi oyuncularını futbolcu… Vs. Vs.

Baktığınızda dizi liginde de yenilgiler, şampiyonluklar, ligden düşmeler (öyle böyle değil) puan kaybetmeler, başarılar, başarısızlıklar var. Futboldan net ayrılan bir özellikse, futbol takımları ne kadar kötü yönetilse de, ne kadar kötü bir sezon geçirse de en azından sezon sonuna kadar maçlara çıkabiliyor. Ama diziler için aynı şeyleri söylemek imkânsız.

Sabahın 07.45’inde böyle bir yazıyı neden yazdığıma gelince, “kontrolsüz güç, güç değildir” sözünden yola çıkmak gerektiğini düşündüm önce. Bir güç zamanla hem insanın kendisine hem de çevresine zararlar verebilir. Şuan siyaset ve futbol belki kontrol mekanizmaları (ne kadar samimi oldukları elbette tartışılır) sayesinde biraz kontrol edilebilir gibi ama özellikle dizi sektörü şuan kontrolsüz bir şekilde büyümekte. Bu işin bir başı yok. Bu işin kontrol mekanizması yok. Bu işin sorumlusu (sözleşmeler çokta bağlayıcı değiller) yok. Bu işte garanti hiç yok. Sözler sadece yönetmen “Motor” diyene kadar samimi. Bu işte emeğin yarın garantisi yok. Ve bu işte akşam yattığınızda meşhur, sabah kalktığınızda bolca hayal kırıklığı var. Siyaseti ve sporu (Futbolu özellikle) kendi çıkarlarımız ve beklentilerimiz için yönlendirip, sadece kendimize ve bizimle birlikte olanlara doğru kullandık hep. Ve kendi elimizle de bir süre sonra kontrol edemediğimiz canavarlar oluşturduk.

Saatlerce, günlerce hatta aylarca setlerde emek harcayıp, sonrada kendini zeki sanan bir yapımcının o emeği yok etmesini gördük. Paraları kanaldan almasına rağmen oyunculara vermediğini, kaçtığını ve inkâr ettiğini gördük. Eskiden “He-Man” diye bir çizgi film vardı. Ve sloganı da “Güç bende artık” diye bağırmaktı. Bugün kanal yöneticileri, yapımcılar tıpkı çocukluğumun o çizgi filmi gibiler. Bütün güçleri kendi aralarında kontrol ediyorlar. (Keşke o He-man kadar dürüst ve adaletli olabilseler)

En son duyduklarıma göre 3 milyar dolardan fazla reklam pastası var dizi piyasasında ve bu pasta sadece 10 tane Aslan arasında paylaşılıyor. (Rakam örnek olsa da gerçeği yansıtıyor aslında) Ve bu 10 Aslan piyasaya yön veriyor. (Yapımcılar-Kanal yöneticileri) İsimler zamanla değişse de piyasadaki söz sahibi kişilerin rakamları hep aynı. (Küçük eksilme ya da artmalar olabilir)

Devletin bu işe ciddi manada el atması, işin kurumsallaşması, kimin kim olduğunun ortaya çıkması, bir yetkili merci olması ve cebine her parayı koyanın yapımcı olmaması gerekiyor.

Ve çocukluğumun çizgi filmi olan “He-Man Güç bende artık” sadece hayal dünyamda tatlı bir anı olarak kalsın istiyorum.

Not:

Yorumladığımız dizilerin temelindeki sorunları çözemezsek, biz hep aynı şeyleri yorumlayacağız.

Saygılarımla.

Arslan Yıldız.

arslnyldz@gmail.com

twitter.com/@ArslanYldz4

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da43 sorgu var. 5,443 saniyede yüklendi.
bahis siteleri