Ali Sunal
<< < (6/7) > >>
kimay:
Kızı üzdü oğlu sevindirecek



05.02.2011

Kemal Sunal'ın eşi Gül Sunal, kızı Ezo'nun evlenmesini bekliyordu ama oğlu Ali sayesinde kayınvalide olacağını öğrendi! Kısa süre önce, nişanlısı Gökhan'dan ayrılan Ezo Sunal, "Böyle daha hayırlı olacak. Evliliği uzun süre düşünmüyorum" demişti. Ali Sunal'ın sevgilisi Gökçe Bahadır ise "Ali ile Ağustos'ta evleneceğiz" diyerek Gül Sunal'ın hüznünü tersine çevirdi. Müstakbel kayınvalide, kızının üzüntüsünü oğlunun evlilik haberiyle unuttu.

http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Magazin/2011/02/05/kizi_uzdu_oglu_sevindirecek
kimay:



Ali Sunal, doğum gününü geçtiğimiz akşam İstanbul’un popüler mekânlarından Nahide’de kutladı. Ünlü oyuncu, eşi Gökçe Bahadır ve yakın dostları, Nahide ekibinin şovları eşliğinde geç saatlere kadar eğlendi.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/18823967.asp
kimay:
“TEK HEDEFiM, iYi BiR OYUNCU OLMAK”



Yaz başında kendisi gibi oyuncu olan Gökçe Bahadır’la evlenen Ali Sunal, yeni sezonda iki farklı projeyle ekranda.

“Yeni sezonda insanları gülümsetecek, izlerken keyif alabile-cekleri işler yapıyorum” diyen Sunal, canlandırdığı Aziz Güngör Esen ve Yemlihan karak- terleriyle hayatı paylaş- maktan keyif aldığını söylüyor


* İki yeni projeyle ekrandasınız...
Evet.  ‘Huzurum Kalmadı ’yı TNT’ye yapıyoruz. Güzel bir komedi dizisi oluyor. ‘5’er Beşer’ de bir komedi programı. Format gereği çok özgür bir alana sahibim orada. Seyircinin de katılımının olduğu interaktif bir program. Yüzde 60 metine bağlı kalıyoruz, yüzde 40 doğaçlama yapıyoruz. Benim özellikle yüzde 50 işime yarıyor metin. Çok yenilikçi, çok başka bir şey oldu. Her hafta üstüne koyarak devam edeceğiz.

* Nasıl karakterleri canlandırıyorsunuz?
‘5’er Beşer’de Aziz Güngör Esen adında bir öğretim üyesini oynuyorum. ‘Beşeriyete Giriş’ diye bir kitap yazmış, insan ilişkilerini inceliyor. Konferanslarını uygulamalı anlatıyor. ‘Huzurum Kalmadı’daysa, Yemlihan’ı oynuyorum. Babadan kalma Bahtiyar Huzurevi’ni ayakta tutmaya çalışıyor. İşler istediği gibi gitmeyince huzur evini aynı zamanda öğrenci evi olarak işletiyor. Dizide eski ve yeni kuşağın çatışmalarını izleyeceksiniz. Ekipte zehir gibi yetenekli gençler var. Onlarla beraber oynamaktan mutluyum.Yeni sezonda insanları gülümsetecek, izlerken keyif alabilecekleri işler yapıyorum. 

* İki ayrı karakter çıkartmak zor olmuyor mu?
Hayır. İki karakteri de çok sevdim. İkisinin de çok sivri özellikleri var. Onlarla hayatı paylaşmaktan çok keyif alıyorum. Birlikte yaşıyoruz.

* Sizi daha çok komedi rollerinde izliyoruz. Farklı bir rol beklentiniz yok mu?,
Komedi rollerinden kim sıkılır? Herkes eğlenceli, keyifli bir şeyler yapmak ister. Herkes karşısındakini gülümsetmek ister. Biz de bunu başarmaya çalışıyoruz. Ama ileride çok iyi bir oyuncu olmak tek hedefim. O yüzden de bunu ispatlayacak bütün rolleri oynamak istiyorum.

“Ayşen Abla, babamı yaşatıyor”
* ‘Huzurum Kalmadı’da yıllarca babanızla kamera karşısına geçen Ayşen Gruda’yla birlikte oynuyorsunuz. Sette duygusallık ön plandadır herhalde.
Ayşen Abla o kadar eğlenceli bir kadın ki, öyle bir duygusallık anına o izin vermediği sürece gelemiyoruz. Ama tabii ki onda da, bende de babamın izleri var. Aynı sette olmak keyif veriyor. Bana babamı yaşatıyor. Zannediyorum o da bana bakınca babamı görüyor. Aslında duygusal yoğunluk oyuncu olarak işimize geliyor. Zaten böyle ustalarla çalışmak çok önemli. Her cümlesinden oyunculuğunuzu eğitecek bir şey alabilirsiniz. Gençlerin enerjisi de çok hoş. Onların enerjisine ayak uydurmak çok keyifli. İşi bir anda yukarı çekiyorlar. 

* Ayşen Hanım, sette tavsiyelerde bulunuyor mu?
Daha olmadı. Şu anda gır gır aşamasındayız. Aliye Uzuntağan’la birlikte oynuyoruz. O çoğu oyuncu arkadaşımın hocasıdır. Zaman zaman onun tavsiyeleri oluyor. Benim de çok sevdiğim bir yakınım olduğu için, bilgilerini hiç esirgemiyor. Bazı sahnelerde anında müdahale ediyor. Bu müdahaleler de oyunculuğuma etki ediyor       diye düşünüyorum.

* Çekimler nasıl geçiyor?
‘5’er Beşeri’, ‘Benim Annem Bir Melek’in yardımcı yönetmeni Meltem Bozoflu çekiyor. ‘Huzurum Kalmadı’yı da ‘En Son Babalar Duyar’ın yönetmeni Sibel Kocataş çekiyor. O yüzden evimde gibiyim. İkisi de çok hızlı yönetmenler. Sabah saat 5’leri görmedik, görmemeyi de umuyorum. Keyifliyiz sette.

 

“Özlem  aşkımıza  kuvvet  veriyor”

* Evlilik nasıl gidiyor?
Güzel. Birlikte hayatı paylaşmak çok güzel. Bütün bu zorlukların, streslerin arasında vakit bulup birbirimizden güç almak, destek almak harika.

* İki oyuncunun evliliği avantaj mı yoksa dezavantaj mı?
Bence daha heyecanlı oluyor. Devamlı bir özlem var. O özlem de, pişen yemeğin altındaki ateşi daha da kuvvetlendiriyor.

* Aşk her daim taze kalıyor yani.
Onun da dizisi başladı. Özlüyoruz birbirimizi, özlem de  iyi bir şey. Devamlı evde otursak birbirimizi yeriz.

“Komple etkilendim”
* Gökçe Hanım’ı ilk gördüğü-nüzde evleneceğiniz kadın oldu-ğunu anlamış mıydınız?
Hayır. Kim anlar ki? Çok güzel bir şeyler olacağını hissettim de, evliliğe gideceğini görmedim.

* İlk nesinden etkilendiniz?
Komple. Saç telinden, ayak parmağına kadar.(Gülüyor) Genel hal, tavır, bakış, gülüş. Ama özellikle benim için önemli olan bakıştır. Bakarak bir şeyleri anlatabiliyorsa bir insan, etkileyicidir. Yoksa istediği kadar güzel olsun. İlla konuşarak kendini ifade etmesi gerekmez.

* Erkeklerin, eşlerinin annele-rine benzemesi istediği hep söylenir. Siz de öyle mi düşünüyorsunuz?
Tabii ki insan annesini çok sever. Benim bir kız kardeşim var, ben onu da çok seviyorum. Ama çeşitten yanayım. Karım başka, annem başka, teyzem başka, annanemin başka olması bence daha maceralı. Etrafımda aynı kadından yüzlerce olmasını doğru buluyorum.

* Evdeki paylaşım nasıl?
Ben paylaşımcı değilim ev işlerinde. Fırsat buldukça yemeğe yardımcı olma, sofra hazırlığı, çiçek sulama işlerini görüyorum. (Gülüyor)

* Birbirinize benzeyen taraflarınız var mı?
İnatçı olduğumuzu söyleyebilirim. Farklı fikirler besler insanı. O yüzden ilişkide çatışma olmalı. Yoksa tek düze bir hale döner iş.

* Çocuk düşünüyor musunuz?
Bismillah daha. Sevmem o konularda hayal kurmayı, bana da sürpriz olsun.

http://cadde.milliyet.com.tr/2011/10/04/HaberDetay/1446388/“TEK_HEDEFiM__iYi_BiR_OYUNCU_OLMAK”
kimay:


8 Ekim 2011

Ali Sunal, yeni sezonda iki farklı programla seyirci karşısına çıkıyor.“5’er Beşer”de Aziz Hoca’yı canlandıran ünlü oyuncu, “Huzurum Kalmadı” dizisinde de Yemlihan rolüne hayat verecek.   

Yeni sezonda iki farklı projeyle seyirci karşısına çıkıyorsunuz. “5’er Beşer” ile başlayalım. Nasıl dahil oldunuz bu programa?
- Aslında ben bu sezon dizide rol almak istiyordum. BKM, Aziz Hoca karakterini canlandıracak birini arıyormuş. Tam nikâh öncesinde bana teklif getirdiler. Önce kabul etmedim, çünkü yeni bir format. Çok ısrar ettiler, “Tamam” dedim. Balayından döndüğümün ikinci günü de proje için çalışmaya başladım.

Aziz Hoca, doktor değil mi?
- Evet, beşeri bilimler uzmanı, Yardımcı Doçent Doktor Aziz Güngör Esen... Aziz Hoca, bir başyapıt hazırlamış ve bunu insanlığa armağan ediyor. Kitabındaki konuları da biri profesyonel dört oyuncuyla birlikte uygulamalı olarak sahnede anlatıyor. Biz komedi yapıyoruz ama metinlerden komediyi çıkarırsanız, insan ilişkilerine dair ne kadar doğru tespitler yaptığımızı görürsünüz.

Yeni bir format olduğu için başta reddettiğinizi söylediniz bu projeyi. Alışılmışın dışına çıkmak bir risk, siz bu riski mi almak istemediniz?
- Aslında değişik bir şey yapmak çok hoş. Ama Türk televizyonları hep alışılmışın, tutan işlerin peşinde. BKM ve genç ekibi ise değişik işler deniyor. Bu riski aldım ve aldığım için de çok mutlu oldum. Bu proje sayesinde haftada bir gün sahneye çıkıyoruz ve yüzde 50 doğaçlama yapıyoruz. Burada kurtlarımı da döküyorum. Benim için önemli olan, sahnede seyirciye oynuyor ve o sorumlulukla televizyon programı yapıyor olmak.

YEMLİHAN VE AZİZ’LE BERABER YAŞIYORUZ

Sizce bu tarz programlar, seyircinin ayağını tiyatroya alıştırıyor mu?
- Biz, televizyon aracılığıyla, güzel bir eseri canlı izlemenin nasıl keyifli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Başardığımızı da düşünüyorum. Bir de üstüne gülümsetiyoruz. İnsanları gülümsetmek benim çok hoşuma gidiyor.

Siz güler yüzlü müsünüzdür?
- Zekice esprilere gülerim ama espri kötüyse beğenmediğimi çok belli ederim. Artık yaş da ilerlediğinden daha yumuşak davranmayı, en azından gülümsemeyi beceriyorum.

Gelelim “Huzurum Kalmadı”ya... Bu dizide de huzurevi işletmecisi Yemlihan’sınız...
- Diziyi, bu isimde bir rol daha oynayamayacağım için kabul ettim. Karakterin ismi Yemlihan! (Gülüyor) Ailesiyle birlikte baba yadigârı huzurevini işletiyor. Huzurevi sakinlerinin azalmasıyla maddi sıkıntıya düşüyor. Daha sonra “Burası aynı zamanda yurt olabilir” diyor ve böylece yaşlılarla gençleri aynı çatı altında buluşturuyor.

Yemlihan ile Aziz çok farklı noktalarda. Anlaşabiliyor musunuz onlarla?
- İki karakter de çok başka adamlar. Üçümüz beraber yaşıyoruz.

BABAM EN GÜZELİNİ YAPMIŞ ZATEN

Sinema filminiz olacak mı yakın zamanda?
- Çok istiyorum ama şu aralar bir proje yok. Zaten filmlerin yoğun olarak çekildiği aylarda da değiliz. Ben, “Benim” diyebileceğim, sahiplenebileceğim, beni zorlayacak bir sinema filmi projesi istiyorum.

Babanız Kemal Sunal’ın eski filmlerinden birini yeniden çekmeyi düşünür müsünüz?
- Hayır, bunu istemem. Çünkü o en güzelini yapmış zaten. Bence başkaları da çevirmesin. Ben o filmlerin, kadrolarının, Kemal Sunal’ın hayranıyım. Daha iyi imkânlarla, daha iyi teknolojilerle de çekseniz, o sıcaklığı yakalayamazsınız. Böyle bir film teklifi de geldi ama yapmak istemiyorum. Bence bu intihar gibi olur.

Peki size teklif edilen o projeyi hayata geçirdiler mi?
- Gerçekten bilmiyorum... Bence yapılmamalı. Bu düşüncem sadece babamla ilgili de değil. Şener Şen’in de daha önce çektiği bir filmin yeni versiyonunda yer almak istemem mesela. Yapılmış bir şeyi neden yapalım ki?

ÇOK DUYGUSALIM

Sizin romantik biri olduğunuzu söylüyorlar, doğru mu?
- Kim diyor? (Gülüyor) Dışarıdan bakınca sert, duvar gibi duruyor olabilirim ama çok duygusalım, onu biliyorum.

BİRBİRİMİZİ KIRMIZI GÖZLERLE KARŞILIYORUZ

Yeni evli biri olarak, bu kadar çok çalışmak yorucu değil mi?
- Yoruluyoruz tabii. Şimdi Gökçe (Bahadır) de bir işte çalışıyor. Geceleri görüşebiliyoruz. Eve önce gelen, geç geleni kırmızı gözlerle karşılıyor. Ama yine de her şey çok keyifli geçiyor.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/televizyon/18926532.asp
kimay:



İki yeni proje ile yeni sezona hızlı bir giriş yapan Ali Sunal, eşi Gökçe Bahadır ile evde çok eğlendiklerini söylüyor: Evliliğimizin mümkün olduğunca renkli olmasına özen gösteriyoruz. Zaten evlilikte eğlenemiyorsan, eyvah!
atv'de ekranlara gelen '5'er Beşer' adlı komedi programında ve TNT'de yeni başlayan 'Huzurum Kalmadı' dizisinde rol alan Ali Sunal; Temmuz ayında evlendiği Gökçe Bahadır ile ilişkisinden yeni merakı fotoğrafçılığa kadar her şeyi Şamdan Plus dergisinden Selin Çağ'a anlattı...
Henüz çok yeni evlisiniz ve çok yoğun çalışıyorsunuz. Evliliğin tadını çıkarabiliyor musunuz?
Nikah, düğün, balayı oldu ve döndüğüm gibi işe başladım. Gökçe benden birkaç hafta sonra başladı ve o, tek bir dizisi olduğu için benden daha rahat. Beraber olmaktan çok zevk alan insanlarız. Eğer evli olmasaydık, hiç görüşemeyecektik bu tempoyla. Eve geç dönsem de, bol kahve takviyesiyle biraz da olsa sohbet etmeye çalışıyoruz!
Fotoğraf çekmeye başladığınızı biliyorum. Eşinizin fotoğraflarını çekiyor musunuz?
Çekiyorum, amaç o zaten. Benim için en büyük eğlence! Neler yaptırıyorum ona! (Gülüyor) Benim modelim Gökçe. Bayağı uğraştırıyorum onu.
O da sabırla poz veriyor mu? Benim onunla uğraştığımı anlayana kadar sabırla poz veriyor. Anladığı zaman da ben kaçıyorum, o kovalıyor! Bir yerde tadını kaçırmaya başlıyorum.

KATILARAK GÜLÜYORUZ
Anladığım kadarıyla epey eğlenceli bir evlilik hayatınız var... Evet, mümkün olduğu kadar renkli olmasına çok özen gösteriyoruz. Evliliğin insanı sıkmaması lazım. Evlilikte eğlenemiyorsan, eyvah!
Günlük hayatınızda değişik atraksiyonlar sever misiniz? Akşamları Bağdat Caddesi'nde tempolu yürüyüş yapıyoruz ve çok eğlenceli oluyor. Başımıza çok tuhaf şeyler gelebiliyor ya da birine kafayı takıyoruz, birbirimize kafayı takıyoruz... Bir yerden sonra katılarak gülmeye başlıyoruz. Eğlenmek için illa ki paraşütle atlamanız gerekmiyor. Biz her türlü ortamda eğlenebiliyoruz.
Mesleki açıdan bulunduğunuz noktayı tatmin edici buluyor musunuz? Çok iyi oyuncu olmak istiyorum ve oraya çıkacak daha çok basamağım var. Çeşitli tiplemeler oynayarak, değişik projelerde yer alıp beni zorlayacak roller alarak o mertebeye bir an önce ulaşmayı hedefliyorum.
Bugüne kadar oynamadığınız ve mutlaka oynamak istediğiniz bir karakter var mı? Öyle bakarsak, daha hiçbir şey oynamadım. Her şeyi oynamak istiyorum. Oyunculuk konusunda çok açgözlüyüm.

KENDİMDEN ÖDÜN VERDİM
Oyunculuğa ilk başladığınız zamanlarda babanız Kemal Sunal ile çok kıyaslanıyordunuz. Yıllar geçtikçe, bu kıyaslamalar da son buldu, değil mi? Kıyaslanmak saçma. Kimseyi kimse ile kıyaslamasınlar. Kemal Sunal gibi bir klasik ile kıyaslanmak beni bitirir. Ben ne kadar iyi oynarsam oynayayım, Kemal Sunal artık bambaşka bir yerde ve resmen bir halk kahramanı. Çok büyük sevgi duyuluyor ona. Halkın gönlünde taht kuracak yeni isimler lazım sinemaya.
Siz 'Kemal Sunal'ın oğlu' olarak değil de, kendi isminizle; Ali Sunal olarak var olmayı başardınız ama...
Çok uğraştım bunu başarabilmek için. Gerçekten de çok zormuş. Bunu başarabilmek için çelik gibi sinirler ve sabır gerekiyormuş. Kendimden çok ödün verdim. Benim de oyunculuğu sevdiğimi, bu işi ciddiye aldığımı, kendi ayaklarım üzerinde durabildiğimi gösterdiğimi düşünüyorum. Asla babamın taklidi değilim. Zaten yaptığımız komedi de birbirine hiç benzemiyor.
Setten vakit bulduğunuz zamanlarda neler yapıyorsunuz?
"Neler yapardınız?" diye soruyu değiştirebiliriz, çünkü şu anda hiç vaktim yok. Yine de Gökçe ile yabancı dizi izlemekten çok zevk alıyoruz. Hatta arka arkaya sekiz-dokuz bölüm birden izliyoruz. Sinemaya gitmeyi çok seviyorum. İki haftadır sinemaya gitmiyorum, resmen bunalımdayım. Bana kalsa, her gün giderim.
Eşinizle birbirinizin dizilerini izliyor musunuz, birbirinizi eleştirir misiniz?
Evet, hem de sertleştiğimiz zamanlar da oluyor. Eleştiri konusunda acımasız olabiliyoruz. Annem ve kardeşim de eleştirirler beni. Hatta ben eleştirmelerini isterim özellikle.

#Sayfa#
YOGA DERSLERİMİZ HER ZAMAN TARTIŞMAYLA BİTİYOR
Çok fit görünüyorsunuz. Spor yapıyor musunuz?
Haftada bir yoga yapmaya özen gösteriyorum. Bazen ağırlık da çalışıyorum. Gökçe ile en büyük keyiflerimizden biri yürüyüş yapmak. Sık sık yürüyüşe çıkıyoruz. Gökçe de yoga öğretmeni sertifikası aldı ve zaman zaman onunla yapıyorum. Fakat o çok sert yaptırıyor ve her yoga dersimiz tartışma ile sonuçlanıyor. Haftada iki kez halı sahada futbol oynuyorum. Haftada bir de voleybol oynuyorum.
Beslenmenize dikkat eder misiniz?
Ediyorum ve etmem gerekiyor da. Ben stresli olduğum zaman çok yemeye başlıyorum. Yemekten alıyorum hıncımı diyebilirim. Yemek yemeyi çok seviyorum.
Mutfağa girip yemek yapar mısınız peki?
Çok karmaşık bir yemek yapamam ama dolapta neler varsa, onlardan güzel bir şey uydurabilirim. Sofrayı da çok keyifli bir hale getirebilirim.

ÇÖP KOVASINI BİLE ÇEKEBİLİRİM!
Biraz da fotoğraf merakınızdan bahsedelim... Nasıl başladı ilginiz?
Fotoğrafı, yaptığım işle çok alakalı buluyorum. Gökçe'nin bana güzel bir fotoğraf makinesi hediye etmesiyle, fotoğraf, meraktan daha ileriye gitti.
Özel bir çekim yaptınız mı peki?
Gökçe'nin annesinin 'Hamur Hanım' adında ev yemekleri yapan bir restoranı var. İlk olarak, oranın internet sitesi için yemeklerin fotoğrafını çektim. Çok da beğeniliyor fotoğraflar.
Genelde nasıl fotoğraflar çekmekten hoşlanıyorsunuz?
Aslında çok da fark etmiyor. Durduğu yerde gözüme güzel gözüksün yeter; çöp kovasını bile çekebilirim. Sadece o objeden güzel bir fotoğraf çıkabileceğini görmeliyim.

BABAM İÇİN BELGESEL YAPTIK
Kemal Sunal Belgeseli yapma projeniz vardı. Yapabildiniz mi?
Yaptık. Televizyon kanallarında en çok seyredilen filmler, Kemal Sunal filmleri. Biz de onunla ilgili son bir şey yaptık. Kemal Sunal, Türkiye'de sanatçılar arasında en çok merak edilen ve özel hayatını hiç göstermeyen, çok büyük bir star. Kimse onun hakkında hiçbir şey bilmiyor. Sadece kulaktan dolma birkaç şey biliniyor. Biz, onunla ilgili dört bölümlük bir belgesel yaptık. Bir gün televizyon kanalları bunu yayınlamaya değer bulursa, seve seve yayınlarız.


http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Magazin/2011/10/11/evliligim-renkli-olsun-diye-cok-ugrasiyorum
Navigasyon
Mesajlar
Sonraki Sayfa
Önceki Sayfa