escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan Pendik Escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Fırat Çelik : “Yanımda sevgilim olunca kendimi daha erkek hissediyorum”

Dizi Röportajları 04 Ekim 2012

Oyuncu Fırat Çelik, “Erkek hayatında bir kadın olunca daha da çekici hale geliyor. Yanımda sevgilim olunca kendimi daha erkek hissediyorum” diyor.

Fırat Çelik’in anlattıkları kadınlara çok iyi, ilaç gibi gelecek; hatta “İyi ki böyle erkekler var” dedirtecek. ELLE dergisine konuşan oyuncu, kadın ruhundan anladığını kanıtlıyor

Fırat Çelik’i tanımayan yok… Gerçi kendisine çoğu zaman ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’deki adıyla, “Mustafa!” diye sesleniyorlar; ancak sonuç aynı: Onu görenler kayıtsız kalamıyor. Bu konuyu geçiştirmeyip detay vereceğim: Çekim günü sabah Teşvikiye’deki çiçekçi karesini çekmek üzere sokağa çıktığımızda henüz kimsenin afyonu patlamamıştır, oyuncuyu fark etmezler sanmıştım. Kısmen haklı çıktım. Ama kısmen. ‘Uykulu kalabalık’, onu görünce ayılıverdi! İlk şanslılar, iki turist oldu. Önce uzaktan heyecan yaşadılar, ardından yanına gelip fotoğraf çektirdiler. Arzu ettikleri kareyi elde eder etmez bizzat karşılarında duran gerçek Fırat Çelik’i ‘unutup’ cep telefonunun ekranına baka baka, kıkırdayarak uzaklaştılar.

Artık yelken yapıyor!
Aslında Fırat Çelik’le tanışmamız Bodrum’da, haziran sonu düzenlenen Famous Cup Yelken Yarışları’nda oldu. Famous Cup’taki her tekneyi bir ünlü destekliyordu, Safi Naz teknesinin ünlüsü de Fırat Çelik’ti. Yarışların ardından kendisini görmüş, sonuçları sormuştuk. Safi Naz’ın birinci olduğunu söylemişti. Çekimde öğrendim ki, o günden sonra Fırat Çelik yelkene merak sarmış. Üç ay denizde kalıp İstanbul’a ancak geldiğine inanamadım! Mola verdiğimizde önce bu tutkusunu konuştuk. Bir gün menajeri arayıp Famous Cup’a davet edildiğini söylemiş. “Hiçbir şeyden haberim yoktu ama kabul ettim” diyor. Tek bildiği, sadece kadınlardan oluşan bir ekibi destekleyip ‘Safi Naz’ adlı tekneyle yarışacağıymış. İlk deneyimi olduğu halde iki gün üst üste birinci gelmişler. Fırat Çelik, “Yelkenden anlamadığım için safça herkese ‘Ben birinci geleceğim’ dedim durdum” diyor. Yarışları izleyen medya da kendisine “Fırat Bey iddialı mısınız?” diye sorunca; “Çok! Ben birinci geleceğim” dediğini itiraf ediyor. O böyle dedikçe, arkadaşları alay etmiş. Neyse ki, bunu ekibiyle de paylaşmış, “Herkese söyledim, birinci olmamız gerekiyor” diye tembihlemiş! Ya içine doğdu, ya çevresindekileri motive etmeyi biliyor ya da doğuştan yelkenci! Bu deneyimden keyif aldığı için devamını getirmiş, şimdi ciddi ciddi yelken yapıyor.

Gitarını hep yanında taşıyor
Famous Cup sonrası “Bize şans getirdin, birkaç yarış daha olacak, gelmek ister misin?” sorusuna “Gelirim” cevabını verse de, kimse ciddi olduğuna inanmamış. Ancak sonuç ortada, Fırat Çelik’in CV’sine bir de “Hevesli ve azimli, şans ve kupa getiren yelkenci” eklemesini yapın lütfen. Yeni takımı Team Red&White’taki arkadaşlarıyla denizde ciddi tehlikeler atlatmış; “Allah aşkına, bunu niye yapıyoruz?” diye de sormuş. Ancak ertesi gün her şey unutuluyormuş. “Yelkeni, tekneyi çok sevdim” diyor. İşine de yaramış, gayet fit görünüyor. Kendine iyi baktığı çok belli.
Ruhuna iyi gelen bir diğer uğraş da müzik. Gitar ve bateri çalıyor, çalarken kendini iyi hissettiğini söylüyor. Beste de yapıyor. “Hangi seviyede?” diye sorduğumda, “Fena değil” diyor; ama galiba mütevazı. Ne zaman gitar çalıyor? “Gitarım hep yanımda, her yere götürüyorum… Teknede çalıyorum, durduğumuz yerde çalıyorum, akşam bir yere gidiyoruz çalıyorum. Ne zaman çalacağım belli olmaz, ne zaman canım isterse. Bazen de canım istemiyor.”

“Canım ne isterse onu yaparım”
Fırat Çelik’in alışkanlıkları, rutini yok. “Her gün kahve içerim” gibi bir cümle kuramıyor. “O sabah canım çeker içerim, ertesi gün içmeyebilirim” diye altını çiziyor. “Canım ne isterse onu yaparım” diye kestirip atıyor. Planlı yaşamayı sevmiyor. Başka bir işi, bir engeli yoksa her şeye açık olduğunu; gününü, hayatını planlamadığını, spontane yaşadığını ifade ediyor. Bir ilişkide kendisine en itici gelen davranışı sorduğumda, “Neredesin? Ne yaptın? Nerede kaldın?” gibi soruları örnek veriyor. Bunun ne kendisine yapılmasından hoşlanıyor, ne de karşısındakine yapıyor. “Onun da, benim de özel hayatımız var ve olmalı. Eğer berabersek keyfini çıkarmalıyız. Benim için ilişki budur. En önemli şey, güven” diyor. İkinci sırada ne var? “Her şeyi abartmamak lazım. Hiçbir şeyi büyütmeyeceksin. Ne varsa konuşup halledeceksin” cevabını veriyor. Eh, biz kadınlar erkeklerin konuşmaktan, özellikle de sorunları deşmekten kaçındığından şikayet ederiz, buna ne diyecek? Fırat Çelik, ilişkide sorun varsa bunu konuşur mu? Bu soruma şaşırmış bir ifadeyle, “Tabii ki” diyor. O zaman bilsin ki, o bir istisna. Kız kardeşleriyle büyüdüğü için kadınlarla arasının iyi olduğunu hatırlatıyor. Kız kardeşleriyle her zaman derdini paylaştığını, onların sorunlarını dinlediğini, “Ben erkeğim, bana ne” demediğini anlatıyor. Böyle bir ortamda büyümenin en büyük kazancı, kadınları sevip saygı duyması olmuş. “Kadınlar çok kıymetli. Onları dinlemek ve anlamak önemli” diyor yüzünde gülümsemeyle. Kadınlar çok duygusal olmakla ‘suçlanıyor’. Bir erkek gözüyle o da fikrini söylesin de bilelim, bu kötü bir şey mi? “Duygusallık değerli. Bir erkeğin de duygusal olması önemli; çünkü bu insan olmanın getirdiği bir özellik. Böylece yaşadığımızın farkına varıyoruz. Benim içim-dışım bir, ben de duygusalım. Yeri geldiğinde ağlarım. Sadece maskülen değilim ki, herkes gibi hem maskülen hem de feminen taraflarım var” diyor. Aksine inanmak istemiyor. En güzeli de bunu dillendirmesi… Bunu söyleyecek kaç kişi tanıyoruz? Ya aşk? Fırat Çelik aşık olunca sevgilisine odaklanıyormuş. Genelde dağınık olduğu için (mecazi anlamda tabii ki) bir ilişkinin kendisine iyi geldiğini, kendini toparladığını itiraf ediyor. “Erkekler bekar olunca odaklanamıyor, enerjisini oraya buraya harcıyor. Erkek, hayatında bir kadın olunca daha da çekici hale geliyor. Yanımda sevgilim olunca kendimi daha erkek hissediyorum” sözleriyle sohbetimize anlamlı bir nokta koyuyor.

“Duygusallık çok değerli. Bir erkeğin de duygusal olması çok önemli; çünkü bu insan olmanın getirdiği bir özellik. Böylece yaşadığımızın farkına varıyoruz. Benim içim-dışım bir, ben de duygusal bir erkeğim. Yeri geldiği zaman ağlarım.”

“Ben sadece maskülen değilim ki, herkes gibi hem maskülen hem de feminen taraflarım var.”

“Erkek, hayatında bir kadın olunca daha da çekici hale geliyor. Yanımda sevgilim olunca kendimi çok daha erkek hissediyorum.”

Yazının tamamı Elle Man dergisinde.

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da99 sorgu var. 2,980 saniyede yüklendi.