escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan
yıldırım escort
izmir escort izmir escort izmir escort
ümraniye escort
ataşehir escort
kadıköy escort
kartal escort
ümraniye escort
kadıköy escort
ataşehir escort

Meryem Uzerli Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Dizisinden Kovuldu mu?

“YOL ARKADAŞIM”IN FRAGMANI ÇIKTI!

5 Ekim 2017 Perşembe Reytingleri (TNS)

ALİNA BOZ’DAN VİYOLONSEL SÜRPRİZİ!

Ferhat Nazım Beydemir’in Yeni Yazısı:Yavyuuuum!!!

Dizi Magazin, Editörden 09 Ocak 2013
443 views

cilalı-ibo–          Ooo, merhabalar Yurdagül Bey!

–          Merhaba, merhaba efendim.

–          Nasılsınız? İyi misiniz?

–          İyiyiz çok şükür, hanımla alışverişe çıkmıştık ta…

–          Öyle miii! Memnun oldum. Bu arada… çok güzel bir karın varmış, maaşallah.. Allllah bağışlasın…

–          Ne???

–          Yani böyle bir kadını koluma takıp sokak sokak gezmekten ala bir şey istemem herhalde. Nasıl bir duygu söylesene?He… Hehhehheh!!

–          Neler söylüyosun sen? Ne diyo bu Ayşe! Yoksa… siz tanışıyor musunuz!!!!

–          Ne demek!!! Allah Allah, saçmalama Yurdagül! Ben bu adamı ilk defa görüyorum!!!

–          Valla insan yanında durduğunda bile heyecanlanıyor Yurdagül Bey, kaldı ki evli olsan falan. Çok şanslı adamsın yeminle! Çoook…

Şimdi bu diyaloğun devamında neler olacağını tahmin edelim beraberce. Adı Yurdagül de olsa -kibar bir adamı çağrıştırıyor bu isim mesela “Haydar”a göre- ya yumruk ya tekme, bir şeyler savrulacaktır hızla, boşlukta. Yani adamın bünyesinde birazcık erkeklik varsa “Evet, teveccühünüz. Karım güzeldir söylediğiniz gibi.” demeyecektir. Ve bayanın biraz kocasına vefası varsa hemen o adamı azarlayacak, eşiyle arasında muhtemel bir sert rüzgârın esmesine fırsat vermeyecektir.

Toplumun genel yaklaşımıdır çünkü bu. Batı toplumlarında karşı cinslerin birbirleriyle münasebetinde buna cevaz verilmiştir belki, oralarda toplumun genel kanaati bir bayanla diyaloğu bir erkekle diyalogtan farklı saymamış, normal kabul etmiş olabilir. Ama bizim toplumumuzda, makama çıkan bir memurun önünü iliklemesi gibi, kadına karşı saygının ifadesi, biraz daha derli toplu davranılır, onların yanında konuşmalara biraz daha dikkat edilir, kaşa göze hâkim olunur, edebe muhalif hareket edilmez. İşte bu sebepten bizde, yeni tanışan bir bey bir hanıma “Çok güzelsiniz Hanımefendi!” övgüsünde bulunamaz, hatta bu coğrafyanın Havvagilleri böylesi bir yaklaşımdan rahatsız olur, hele evliyse, kötü niyetin göstergesi kabul eder, överek yaklaşmaya çalışan Âdemoğlu’ndan beklentinin aksine fena halde uzaklaşırlar.

kadir-çöpdemirTRT1’de yayınlanan bir talk Show programı var, “Kadir Çöpdemir’le Koptu Geliyor”. Bir-iki aydır Cuma gecelerinde yayınlanıyor. Rakibi Beyaz Show’da olduğu gibi, özellikle kameraların önünde hayatlarını sürdüren davetlileriyle hoş sohbet yapmaya, bol kahkahalı-eğlenceli dakikaları izleyicilerine yaşatmaya çalışıyorlar. Aralarda geçen VTR’ler, internette dolaşan garip videolardan seçmeler ve memleketimin insanının hallerinden demetler sunuyorlar. Mesela, geçen hafta Mustafa Denizli Hoca’nın yeni takımı Rize’de karşılanışını gösterdiler, gülmekten arkadaşlarımı neredeyse rahatsız ettim. Hoca, galiba uçaktan indikten sonra, taraftar yumağının ortasında kalıyor, tezahüratlar ortalığı inletiyor: “Mustafa Denizli! Şampiyon yap bizi!”. Gülümsemeler, Hoca’ya uzatılan çiçekler… Her şey yolundayken, taraftarlar birden Karadeniz insanının garip havasına bürünüyor ve yeni tezahüratlarıyla Hoca’ya sarılıyorlar: “Hey Sexy Lady, Mustafa Denizli!!!”.

Sadece benim kahkahalara boğulmadığımı, televizyonda gördüğüm gençlerin de gülmekten patladığına şahit olunca anladım. Her hafta değişik üniversitelerden öğrenciler katılıyorlar programa, onların da programın havasına büyük katkıları oluyor. Ama…

Bazı canımı sıkan şeyler var anlatmak istediğim, garipsediğim ve hatta TRT’nin havasına yakıştıramadığım. Ben anlatayım, zaten anlattıklarım size yetecek.

Son programda davetliler Heredot Cevdet Hasan Kaçan, Burcu Esmersoy, Murat Dalkılıç’tı. Acun, Sertap Erener, Saba Tümer’le başladılar ve genellikle bir ses sanatçısı, bir bayan spiker ve bir de oyuncu ya da televizyon programcısını misafir ettiler. Mesela bir seferinde Leyla ile Mecnun ekibi, NTVspor spikeri Tuğba Dural ve TRT Anahaber “enkır women”i Seval Çöpür vardı.

Kadir Çöpdemir, daha ilk programdan işini hangi havada yapacağını göstermişti aslında. Sertap Erener’e “Ya, sen son günlerde çok güzelleştin” diyerek… Sesiyle, parçalarıyla ve aldığı birincilik ödülüyle her şekilde methedilmeyi hak ediyor Güçlü sesimiz. Ama bu övgünün karşısında susup kaldı, nedense bir şey diyemedi. Aynı akıbet Tuğba Dural için de geçerliydi. Kim bilir belki TRT’de çalıştığındandır, Seval Çöpür çok daha seviyeli espirilere muhatapken, Tuğba Dural neredeyse tüm program boyunca güzelliğiyle insanları nasıl etkilediği, aslında çok şeker birisi olduğu ama kamera karşısında niçin ciddi davrandığı üzerine bir sürü övgü ya da o şekildeki değerlendirmelere muhatap oldu. Hanımefendi söz arasında “İşimdeki başarımla bilinmek isterim, böyle değil” dese de Kadir Abimizin gözü başka bir şey görmüyordu ki kelamı hiç oralara taşımadı, “Senin güzelliğin yeter! Âlem sana kurban olsun” havalarında gezindi durdu. Programı izleyenler hatırlayacaktır, spikerimiz o her geçen dakika ve övgü saldırısı karşısında iyice büzüldü, sesi çıkmaz oldu. Bir Talk Show’a göre, nedense, konuşmadan fazlaca sessiz kalmayı tercih etti.

Hasan-kaçanSon bölümünde daha da belirginleşti her şey. Ekibin yurt dışından bir yerlerden “Karakter Analizi” testi aldıklarını, sorulara verecekleri cevaplara göre karakter haritası çıkaracaklarını ve bunu konuklarına programın sonunda takdim edeceklerini söyledi Kadir Bey. Başladı sorularını sormaya. O soruyor, Burcu Esmersoy cevaplıyor. İşte “yaz mı kış mı?” , “Pantolon mu etek mi?”, “Klasik mi spor mu?” derken “Gündüz mü gece mi?” sorusuna “Gece” cevabını verdi Hanımefendi. Vermez olaydı. Kadir Abimizi durdurabilene aşk olsun, “Peki, neden gece?” sorusunu patlatıverdi…. Akıbet aynı, izleyici anlamsız bakışlarla Kadir Çöpdemir’e bakan bir bayana daha şahit oluyordu, “Ne demek neden?!”… “İnsan soruya neden soruyla cevap verir?” diye Hazreti Google’a sorsam “sinirlendiğinde ya da rahatsız olduğunda” karşılığını bulacağıma iddiaya girebilirim.

Programın devamı da hep böyleydi. Hasan Kaçan’ın Burcu Hanım’ın güzelliğinden çarpıldığını, bu güzelliğin karşısında zaten kimsenin duramayacağını, hatta Burcu’nun bankada, orada, burada hiç sıra beklemek gibi bir derdinin olmadığını, böylesi bir güzelliğin yanında bir çanta gibi koluna takılıp yürümeyi en büyük hedef olarak gördüğünü falan anlattı sözü döndürüp dolaştırıp. Mütevazı delikanlımız Murat Dalkılıç “Abi, biz sizin gibi üstadların yanında olmaktan şeref duyuyoruz” dese de o, Burcu’nun yakınında oturması üzerinden espriler yaptı. Murat’ın programın seviyesinin çok üstündeki sözü uçtu, gitti. Hatta Burcu Esmersoy, Hasan Abisini etkilediği üzerine konuşulurken tam da Kadir Beyefendi’nin beğeneceği şekilde Heredot’umuza yaklaştı, dibine kadar sokuldu, Heredot’u dizide yanında oturup soluksuz dinleyen Ruhi’ye döndürünce gülüştüler, eğlendiler hep beraber.

Konuk öğrencilere “Bir isteğiniz var mı” diye sorunca Abimiz, muzip bir tip “Var abi. Sevgi!” diye bağırdı programın ortalarına doğru. Kadir Abimizin cevabı ise destansıydı: “Şu haline bir bak, kıllı mıllı, sevgiyi ben mi sana vericem. Bak, şurada güzel kızlar var, hadi sen kes oraları. Kes hadi!”.

Bu ülke ne kadar televizyon programcısı görmüştür kim bilir. Ama hatırda kalanlar, inanın toplumun değerlerine saygılı olanlar, hatta onu yaşayanlar, Beyefendi kimliğiyle tanınanlar oluyor.

Aynı sona aynı yolu tutmadan varılamaz ki!

 Ferhat Nazım BEYDEMİR           fernazbey@hotmail.com

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sayfa da114 sorgu var. 3,115 saniyede yüklendi.