Pendik Escort

En Yeni Dizi Magazin Haberleri

Yayında Olan Diziler

Tüm Günlük Diziler Burda

Güncel Dizi Fragmanları

Fazilet Hanım ve Kızları Anatomisi: Bir Yağız + Bir Sinan Sorunsalı

Bölüm Yorumları 10 Kasım 2017

aslininsureti.com ‘un Konuğu Özlem ile Bir Yağız + Bir Sinan Sorunsalı üzerine

Fazilet Hanım ve Kızları bildim bileli Cumartesi akşamlarının zirvesindeki yerini istikrarla koruyor. Sosyal medya paylaşımlarına da bakarsak ana akış Yağız, Sinan ve Hazan ile dolu. Anlayacağınız benim haricimde herkes izliyor olmalı^^ Başlamak için çok mu geç?

Ben ciddi bir Mahir Günşıray hayranıyım. Bütün projelerini izlemeye çalışırım. Sürekli ekranda göremediğimiz için de her yeni projesi benim için ‘altın’ değerindedir. Fazilet Hanım ve Kızları’na da böylece başladım. Nazan Kesal’ın o köpürte köpürte oynadığı “Fazilet istemiş Çok muuuu?’’ kulak tırmalayıcı repliğine rağmen geçtim ekran karşısına…

Ve bildik, bilindik bir hikayeyle yola girdik. Bakımsız erkek kılıklı bir kız ve gizli gizli platonik aşık olduğu zengin, sorumsuz süper şımarık, yakışıklı ve çapkın esas oğlanımız Sinan Egemen… Bir de ondan bir ‘tık’ daha yakışıklı (bence tabii ki) karizmatik ve aşırı sorumluluk sahibi Yağız Egemen var…

Konumuz ise sosyal medyada bir türlü bitmeyen ‘Yağız ve Hazan mı?’ yoksa ‘Sinan ve Hazan mı?’ sorusu üzerine…

Yaşı daha genç arkadaşlara ‘Yağız mı? Sinan mı?’ diye sorsak -Sinan’ın o muhteşem sevimli yaramaz erkek çocuğu gülümsemesinden dolayı olmalı,  cevapları büyük oranda Sinan da Sinan olur…

Sinan kardeşimize yakından bakalım: Zenginim ben; ‘Zengin olmam –neden olduğu belli olmayan, sürekli atarlanmalarımın nedenidir.’ tribiyle ortada gezen bir çocuğumuz olur kendileri… Yahu tamam eğlen de, sürekli küfelik olacak anneni babanı ve o zavallı abini sürekli peşinden koşturacak ne yaşadın be çocuğum…

Biliyoruz ki yakışıklısın da bu uzun süredir ilişkide olduğun kız arkadaşını sürekli ve hiç durmadan aldatmana nasıl bir bahane yaratıyor biri bana anlatsın. O kızı yazık delirttin attın bir kenara. Ama bizim hanım tayfası – nedense, Hazan ve Sinan istediği için o kızın yaşadıklarına kör sağır kaldı. Sadece sonuca odaklı baktılar da ‘bu kız bu hale neden geldi’ düşünmediler. Annesi öldüğünde sanki tek acı çeken kendisiymiş gibi bar köşelerinden çıkmayan hatta inatla sarhoş araba kullanarak kendisini Hazan’ı ve yolda karşısına çıkan bilumum insanı tehlikeye atan da kendileri. Biz kadınların nerede ayarsız bir tip görsek düzeltme isteği nedeniyle cazip geldiği kesin de, yok kardeşim bu romantik falan değil bu sadece çocukluk, sorumsuzluk…

Akıllandı mı? Hayır, tabii ki… Asla… Ailesinin ve eski kız arkadaşının Hazan’a tepkisini gördüğü için onları daha da kızdırmak için yola koyuldu. Onların da damarına basmak istedi?

Neden? İşte orası da apayrı bir muamma… Kızı önce ‘sevgilim’ diye tanıtıp işinden olmasına neden oldu. Sonra yüz güzeli yarışması kazananı olarak açıklayarak iyice içinden çıkılmaz bir duruma soktu.

Neden? Ailesini kızdırmak hınç almak? Neyin intikamı belli değil. Bu yaparken Hazan’ın hayatını düşündü mü? Asla…

Tek düşündüğü sadece ve sadece kendi zevki, eğlencesi idi. Kendi egoları ve bizzat şımarıklığı…

Eh hadi birde Yağız ve Hazan tarafında duralım işin…

Yağız ailenin Amerikalarda okumuş harika çocuğu. Acayip ötesi sorumluluk sahibi ve nedense Sinan’ın korunup kollanmasını dert etmiş kendisine. Neden? Belli değil. İkisi de hemen hemen aynı yaşta ve birisi diğerine neden bebek bakıcılığı yapıyor hiç belli değil.

Yağız o kadar kardeşini koruma içgüdüsüyle doludur ki onun dolduruşları sonucu hani o Bin bir Gece Masalı’nda asla kurtulamadığımız bir otel odası klişesine tutuluyoruz ki of offf yaz yaz bitmez…

Yahu kadının birisi modellik yarışmasını kazanması için kızını pazarlamak istemiş senin kardeşine… Eeee, ne olmuş yani? ‘Hayır’ der, olur biterdi. Yani otel odasına gelip o kıza had bildirmek nedir Yağız beyciğim? Siz ki taaa Amerikalarda eğitim almış pek beyefendi bir kişiliğe sahipsin… Kardeşinizin namusunu korumak için ‘Dur sen para karşılığı kadınlarla haşır neşir olma; ben olurum.’ nedir Allah aşkına…

Neyse karakterimizin tek defosu mu bu? Yok değil. Senin daha baban yaşıyor kuzum, her poposu sıkışanın peşine koşturmak neden ya? Doğruluk ödülümü verdiler sana…

O burnu havada hallerin tamamen yanlışmış. Çocukken yapayalnız kalmışsın gurbet ellerde, özlemişsin anacığını tamam da; çık artık kuzum bu hallerden gençsin güzelsin valla giderinde var. Ne bu Sinan’ın hamisi olma durumu? Hani derler ya ‘eşek kadar herif olmuş’ gece kulübünden eve gelemiyorsa bi’ zahmet taksi tutsun. Ya da sızsın kalsın oralarda… Senin de bir özel hayatın olsun artık. Sözde kendine ait bir evin var ama evden kaçan nefesi senin evinde alıyor; biraz mesafe canımın içi… Kopart şu göbek bağını, biraz yetişkin ol artık. Ha ‘Ben zaten yetişkinim’ diyorsan, yetişkin olmak kasıla kasıla gezmekle olmuyor bilesin.

Efendim Yağız beyimiz Hazan’a aşık. Olur, insanlık hali. Hani o kardeşinin sevgilisi falan filan var ya; ya bırakın daha bir sevgililik durumu falan yok. Sinan yalan bir açıklama yaptı tam olaylar gerçeğe dönecekken de olaylar patladı. Ne olduğu belli olmayan bir durum kaldı ortada…

Ne Sinan Hazan’a aşık ne de Hazan Sinan’a. İşte hırs yaptılar dolanıp duruyorlar…

Yağız açısından durum farklı mıdır? Bence değildir. Hazan Yağız’a farklı geliyor eyvallah. Eh kızımız da güzel, ama ben Yağız tarafından da bir aşk olduğuna inanmıyorum. Aşık olma hali en başta bir ‘kıyamama’ durumudur. Sen sevdiceğini pamuklara sarıp sarmalar, onu korur kollarsın. Kuzguna yavrusu şahin görünür hesabı, ona toz konduramazsın. Bu açıdan bakınca, bu Egemen erkeklerinin bu kıza ve ailesine etmedikleri hakaret kalmadı, o nasıl olacak? Yani iki eve geldiler gittiler iki dertleştiler diye aşk mı oldu? Ben inanmıyorum arkadaşlar. Aşık adam ne o kadar çabuk vazgeçip acısından barlarda sabahlar ne de o kadar seri vaziyette hakaretler sıralar. Sizin inandığınız aşk olgusu bu ise, bu işte ya da aşk anlayışınızda bir defo var derim.

Gelelim Hazan’ın durumuna. Hazan kızım tamam şu an birden gelen güzelliğinin ve üzerine yoğunlaşan dikkatin tadını çıkartıyorsun. Pek normal, hatta insanlık hali de; bir karar versen artık. Ona mavi boncuk, buna iki gülücük, birine iki laf değdirme, öbürüne biraz ima şeklinde olmaz bu iş. Şimdi birde Yağız’ın ilgisinden eminsin ve onu Sinan’a karşı kullanmaya karar verdin. Bak bunu da anlarım. Bu ilişkide sürekli hakarete maruz kaldın ve intikam istiyorsun da; bırak, git! Hazır bir işin de var; git hayatın tadını çıkart. Bu defolularla mı uğraşıp duracaksın hayatın boyunca? Sana da yazık… Bir yana dönsen koca bir adama bebek bakıcılığı yapacaksın, diğer tarafa dönsen burnundan kıl aldırmayan bir adamla hayat çürüteceksin…

Git açıl yeni denizlere, gül, spor yap, eğlen, hayatın tadını çıkart be kızım… Hazır o dünyayı bile birbirine sokma yeteneği olan anacığından da kurtulmuşsun.

Benden bu kadar Hazan kardeşim, gerisini Can Yücel tamamlasın(*);

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni…

(*) Can Yücel’in Buluşmak Üzere isimli şiirinden

Aslı’nın Sureti

loading...

loading...


Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sayfa da94 sorgu var. 29,004 saniyede yüklendi.