escort balikesir escort bayan eskişehir escort izmit escort bayan tekirdağ escort bayan bursa escort ankara bayan istanbul escort escort bayan şişli escort ataköy escort avcılar escort
kartal escort

Aşka Ekmek Banarız!

Dizi Magazin, Editörden 05 Mart 2013

–          Oo, Hasan… Hoş geldin. Gel gel..  geç hemen şöyle.. Otur. Biz de seni bekliyorduk.

–          Ee, ne yaptınız oğlum? Verdiniz mi siparişi?

–          Yok yok! Daha vermedik. Tonguç çok özel bir restoran diyor buraya. Bakalım nasıl olacak?

–          Valla ben bilmem abi! Kurt gibi açım! Ne varsa yiyebilirim… He, canım da acayip İskender çekti ha! İskender vardır di mi lan, entel Tonguç! He hehe..

–          Sabırlı olun biraz!! Enfes bir yemek olacak, güvenin bana.

–          Heh! İşte… Garson da geliyor…

–          …

–          Eveeet… Hoş geldiniz efendim. Ne arzu edersiniz?

–          Ne vardı, önce menüyü bir görsek?

–          Elbette. Buyurun… Bugün çok özel menülerimiz var. Mesela, şöyle başlangıç için iştah açıcı ordövrlerimizden verebilirim.

Mayonezli balık yada salam… İsterseniz enginar ve Rus salatası da olur.

–          Çok güzelmiş!!!

–          Gerçekten bugün şanslı gününüzdesiniz. Harika bir menü sizi bekliyor: Eşkabeş soslu barbunya balığı, balık dolması, güveçte pancarlı ördek ciğeri, kuzukulağı mantarlı bonfile, sebzeli mercan balığı… Ve usta aşçılarımızın meşhur yemeklerinden Chateau Briand ve tabi ki Beef Bourguignon…Az pişmiş alınmasını şiddetle tavsiye ederiz.

Ha, neredeyse unutuyordum. Çok özel salyangoz yemeğimiz Escargot da tavsiyelerimiz arasında. Kurbağa bacağı ya da kaplumbağa özel menülerinden isterseniz arka sayfada bulabilirsiniz…

–          Tonguç… Tonguç… Sağol abicim, valla sağol!!

                Yeryüzü bağrında o kadar farklı “doğru”ları taşıyor ki bazen bir yörenin, bir milletin doğruları sizce yanlış olabilir. Gözü çekiklerin ülkesinde hemen herkesin kanıksadığı,  ‘tamam’ dediği bir şeye, yakınındaki baharat ülkesinde, rahatlıkla yanlışların arasında rastlayabilirsiniz. Sarıklıların diyarına giriş yaptığınızda hazırladığınız tüm doğrular parametresi baştan aşağı değişir, kuzeyde bizim memlekete selam verirken listenizi bir kere daha ‘update’ etmeniz gerekeceğini bilir ve sonra batıya yepyeni bir listeyle geçersiniz. Kıyafetler, zevkler ve hatta kafiyeyi bozmayayım, renkler, yaşantı, yemek kültürü.. her şey oraya göre şekil alır, oraya göre değer kazanır. Size saygılı olmak kalır. Evet.. Eğlenceleri, hüzünleri, düğünleri, kısaca her şeyleri, size ters gelse bile, meskun milletin arzuladığı şekilde vardır ve onlar istediği müddetçe yaşar.

                Toplum bu açıdan fazlasıyla etken gözüküyor. Yani toplumun rağmına hareket etmek isteseniz, akıntıya karşı kürek çekmek durumunda kalacaksınız demektir.Bu yüzden sanatta, siyasette, edebiyatta, düşüncede çoğunlukla, çoğunluğun arzuladığı yol-yöntem tutar, sevilir aslında. En idealist tipler dahi toplumun o karşı konulmaz gücü karşısında realize edemediği düşüncelerini, zeminin fırsat tanıdığı ölçüde millileştirir. Mesela sanattan örnek verecek olursak, ne kadar “Sanat, sanat içindir” fikrinin hararetli savunucusu olursa olsun, beraber yaşadığı insanların değer vereceği doğrultuya ister-istemez kayar, onların yüzyıllardan beri uygulanagelen kabullerini kabullenmek, en azından reddedememek zorunda kalır, onları ve takdirlerini önemsediğini, sunumunu her sanatın kendi üslubunca yaparak ispatlar farkına varmadan.

                Televizyonculukta da sinemada da dizi sektöründe de aynı kural geçerli bence. Kurguladığınız senaryoyu oynayacaklar Anadolu çocuğu olduğu gibi, televizyonun karşısına kurulacaklar da ekranın üzerine doğru sarkan danteli kaldıran, ailece oturup sıcak çayını ince belli bardaklarda yudumlayan, eve girerken ayakkabısını çıkaran Anadolu çocukları olacaktır. Bu yüzen ‘aşk’ı anlatıyorsanız bu coğrafyanın aşklarını çok iyi bilmeli, ‘aksiyon’ temelli gidiyorsanız cesaretini yakından tanımalı, ‘korku’ üzerine yol alıyorsanız pek korku bilmediğini hesaba katmalısınız.

                beni böyle sev dizisiBunu başaran yapımlar öyle çok fazla değil maalesef. Bu da ayrı bir handikap…Ama içlerinden biri var ki şöyle yavaş yavaş sivrilen.. başını diğerlerinin içinden çıkaran.. beni fazlasıyla ümitlendiren… TRT’nin en genç projesi “Beni Böyle Sev!”den bahsediyorum.

                Üniversite okumaya İstanbul’a gelen Köfteci Nail’in kızı, Karadeniz’in hırçın güzeli Ayşem.. Fotoğrafçılığa evvelden beri meraklı, mütevazi, zengin çocuğu Ömer.. Derken bir kıvılcım, bir durdurulamaz bakış kesişmesi.. Kaderin kaleminin mürekkebi kurumuyor ki.. Ardından istenmeden-beklenmeden karşılaşmalar, hadiselerin buluşturması.. Ve Ömer’in kendini durduramadan çektiği fotoğraflar.. Ömer artık niyetinden emin, Ayşem’in karşısına çıkmaya kararlı.. Ama kız çok dikkatli, çok temkinli ve çok sinirli.. Sınırları aşıracak kelimeler boğazında düğümleniyor. Aşamıyor. Derken.. Birden.. İstemeden.. dökülür aşk cümleleri ağzından, sesli düşünme diye buna diyorlar dedirtecek cinsten. Mahcup ve diğer yana döndürülen yüzler.. Ve sonunda “Olan oldu” diyerek açılan Ömer’in ilan-ı aşkı..

                Beni Böyle Sev 4. Bölüm  izle 06Buraya kadar her şey normal, aynı senaryodan belki yüzlerce bulabilirsiniz. “Zengin kız Fakir oğlan” değil de tam tersi işte, kim bilir kaç tane Yeşilçam filmi vardır bu senaryoya yakın ama… Dizi farkını o anda koyuyor zaten. Ayaklanır Ayşem ve memleketimin kızlarının tamamını temsil eder gibi “İnsan bir kere sever, sonra onunla evlenir. Ben öyle çıkma, sonra bırakma, sonra tekrar falan bilmem” deyiverir. Bu sözün altına imza atacak ne kadar insan var bu ülkede! Ömer’e başka yol bırakmayınca Ayşem, fotoğraf yarışmasında onun resmiyle birinci olan Ömer’in sahnedeki evlenme teklifiyle karşı karşıya kalıverir! Zavallı Ayşem “Evet!”ten başka kelime bilemez gibidir, ağzından ‘Evet!’ yükselir…

                Aldatmaların, birini bırakıp diğeriyle aşk yaşamanın, gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirmenin yabancı özentisiyle anlatıldığı dizilerden farklı, Leyla’sının aşkıyla Mecnunlaşanların, Şirin’in sevdasıyla dağları delip geçen Ferhad’larınhikâyesi olmayı tercih ediyor dizi. Yasak görüşmeyi babasına karşı ar bilen kızlarımızı sunuyor izleyicisine. Zenginliğini üstünlük bilmeyen mütevazi bir genci örnek gösteriyor delikanlılarımıza. Bir dönemin en çok izlenilen dizileri Dallas’ta, Yalan Rüzgarı’nda ya da Hayat Ağacı’nda olduğu gibi, aileye ait her şeyi yıkıp geçercesine anlatmıyor hikayesini. Ya da şimdi onların devamı, benzetmesi niteliğindeki, görünüşü yerli ama yaşayışı yabancı dizilerde olduğu gibi ilerletmiyor konusunu. Aileyi, saygıyı, edebi bünyesinde tutarak, hatta merkezine koyarak yol alıyor izleyicisine doğru. Ne diyelim, bol bol tebrikler, bol bol şükranlar…

Tonguç’la geçirdiği akşam, eli mahkum, Fransız yemeklerini iğrense de yiyecek Hasan. Ama kendi dünyasına döndüğünde, kimse durduramayacak önüne gelen İskender Kebab’ı, Ali Nazik’i, Adana’yı…

‘Beni Böyle Sev’ gibi örnekler de çoğaldıkça, izleyici kendi ağız tadına uygun seçeneğe yönelecek ve ne zamandır başka tercihi olmadığı için yediği yemekleri bırakacak kenara. Çünkü biz aşkı dahi ‘sadakat’ kuru fasulyesiyle, ‘muhabbet’ pilavının yanında, evlilik ekmeğinin doyuruculuğuyla,“banarak” yemeği severiz!

Ferhat Nazım BEYDEMİR 

fernazbey@hotmail.com

twitter.com/fernazbey     

loading...

loading...


Yorumlar
tekirdag escort ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort

Henüz hiç yorum yapılmamış.

kaçak iddaa siteleri film izle güvenilir casino siteleri bahis siteleri iddaa siteleri Sayfa da45 sorgu var. 3,542 saniyede yüklendi.
film izle